Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Maarifin dikkati, tek bir çocuğu dahi gözden kaçırmamayı gerektirir”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı eylül dönemi mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmen ve okul yöneticilerine seslendi. Tekin, öğretmen tecrübesinden güvenli okul iklimine, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nden dijitalleşmeye kadar yeni dönemin eğitim başlıklarını değerlendirdi.

Eyl 1, 2026 - 14:27
 0  0
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Maarifin dikkati, tek bir çocuğu dahi gözden kaçırmamayı gerektirir”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı eylül dönemi mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmenler ve okul yöneticilerine video mesajla hitap etti.

Yeni eğitim öğretim yılının taşıdığı heyecana değinen Tekin, öğretmenlik mesleğinde her yıl yeni öğrencilerle buluşmanın farklı bir sorumluluk ve dikkat gerektirdiğini vurguladı.

Tekin, “Yıllar geçse de okulun ilk gününe hazırlanmanın, öğrencilerimize kavuşmanın ve hayatımıza yeni katılacak çocuklarla tanışmanın heyecanı hiç eksilmiyor.” dedi.

Her öğrencinin kendine özgü kabiliyetleri ve ihtiyaçları bulunduğunu belirten Tekin, öğretmenliğin mahiyetinin aynı kaldığını ancak her çocuğun öğretmenden yeniden dikkat kesilmesini istediğini ifade etti.

Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılının öğretmenler, öğrenciler, aileler ve millet için hayırlı geçmesini temenni ederek eylül dönemi mesleki çalışmalarının verimli olmasını diledi.

“Maarifin Temel Mesuliyetlerinden Biri Ortak Gelecek Bilincidir”

Okulların kısa süre sonra yeniden öğrencilerin sesleriyle dolacağını belirten Tekin, öğretmenlerin ülkenin dört bir yanında çocukları karşılayarak insan yetiştirmenin büyük sorumluluğunu yeniden üstleneceğini söyledi.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve farklı hayat şartlarında büyüyen milyonlarca çocuğun ortak bir tarih ve geleceğin mensubu olarak yetiştirildiğine dikkat çeken Tekin, eğitim sisteminin temel sorumluluklarından birinin ortak yaşam bilincini güçlendirmek olduğunu kaydetti.

Tekin, “Maarifimizin en temel mesuliyetlerinden biri, çocuklarımızın birbirlerinin hukukunu kendi hukukları kadar aziz bilmelerini sağlamaktır. Vatanına aidiyet duyan, beraber yaşamanın icaplarını gözeten ve müşterek geleceğimize sahip çıkan nesiller yetiştirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Millî birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinde eğitimin kalıcı bir zemin olduğuna işaret eden Tekin, çocukların farklılıkları birbirlerini anlamanın ve ortak hayatı zenginleştirmenin bir unsuru olarak görmelerini hedeflediklerini belirtti.

“Öğretmenin Tecrübesini Dinlemek Vazgeçilmezdir”

Eğitim politikalarının sahadaki uygulamasında öğretmenlerin deneyimlerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Tekin, merkezde hazırlanan politikaların çocukların hayatındaki karşılığının okulun gündelik yaşamında şekillendiğini söyledi.

Tekin, “Sizler her gün çocuklarımızla aynı sınıfı paylaşan; onların merakını, heyecanını, bazen sessizliğini, bazen de söyleyemediklerini gören insanlarsınız. Bu sebeple öğretmenin tecrübesini dinlemek, bizim için eğitim politikası üretmenin vazgeçilmez bir parçasıdır.” dedi.

Göreve geldikleri günden itibaren öğretmenlerle istişareye önem verdiklerini belirten Tekin, eğitim politikalarının oluşturulmasında sahadan gelen ihtiyaç, tespit ve tekliflerin etkili olduğunu ifade etti.

Yeni dönemde de öğretmenlerin bilgi ve tecrübelerini karar süreçlerinin önemli dayanaklarından biri olarak görmeye devam edeceklerini kaydeden Tekin, öğretmenler kurulları ve zümrelerin gerçek bir istişare zemini olarak işlemesini istediklerini söyledi.

“Biz Sizlere Güveniyoruz”

Her sınıfın, her öğrencinin ve her okulun kendine özgü şartları bulunduğunu belirten Tekin, öğretmenliğin önceden hazırlanmış cevaplarla yürütülebilecek bir meslek olmadığını ifade etti.

Öğretmenin asıl gücünün bilgi ve tecrübeyi muhakemeyle birleştirebilmesinde olduğunu belirten Tekin, “Biz sizlere güveniyoruz. Eğitim politikalarımızı oluştururken de uygularken de bu güveni esas alıyoruz.” dedi.

Bu güvenin temelinde öğretmenlerin çocuklara karşı taşıdığı sorumluluk duygusunun bulunduğunu kaydeden Tekin, mesleki gelişim çalışmalarının da öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda destekleneceğini söyledi.

“Bilmek ile Olmak Arasındaki Mesafeyi Kapatmak”

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yeni bir eğitim öğretim yılına daha başladıklarını belirten Bakan Tekin, modelin son iki yılda öğretmenlerle birlikte sınıflardaki karşılığının tecrübe edildiğini ifade etti.

Eğitimde asıl meselenin çocuğun ne kadar bildiğinden önce, öğrendikleriyle nasıl bir insan olduğuna ilişkin olduğunu vurgulayan Tekin, bilgi ile ahlaki sorumluluk arasındaki bağın önemine dikkat çekti.

Tekin, “Bilmek ile olmak arasındaki mesafeyi kapatmak, maarifin en esaslı meselesidir.” ifadelerini kullandı.

Modelin merkezinde “yetkin ve erdemli insan” anlayışının bulunduğunu belirten Tekin, öğrencilerin bilim ve teknolojinin sunduğu imkânlar karşısında yalnızca “Yapabilir miyim?” değil, “Yapmalı mıyım?” sorusunu da sorabilmelerini hedeflediklerini söyledi.

Yeni eğitim öğretim yılında sahadan gelen değerlendirmeler doğrultusunda uygulamaların geliştirilmeye devam edeceğini aktaran Tekin, ÖBA üzerinden erişime açılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretmen Eğitimi paketleriyle ortak bir uygulama anlayışının güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Yaşam Becerileri ve Maarifin Kalbinde Oyun

Beceri temelli eğitim anlayışını öğrencilerin gerçek hayat deneyimleriyle buluşturacaklarını belirten Tekin, “Yaşam Becerileri” projesiyle öğrencilerin gündelik hayatın gerektirdiği becerileri yaparak ve yaşayarak edinmelerini destekleyeceklerini söyledi.

Okul dışı öğrenme ortamlarının da eğitim süreçlerinde daha etkin kullanılacağını ifade eden Tekin, müzeler, kütüphaneler, bilim ve kültür merkezleri ile yaşanılan şehirlerin eğitim ortamının bir parçası hâline getirileceğini belirtti.

Yeni dönemde üzerinde özellikle duracakları başlıklardan birinin oyun olduğunu açıklayan Tekin, “Maarifin Kalbinde Oyun” teması çerçevesinde oyuna çocukların öğrenme ve gelişim süreçlerinde daha geniş yer açacaklarını kaydetti.

Tekin, “Çocuk oyun oynarken hareket eder, düşünür, dener, yanılır, yeniden dener; arkadaşını tanır, kurala riayet etmeyi, paylaşmayı, beklemeyi ve birlikte hareket etmeyi öğrenir.” dedi.

Geleneksel çocuk oyunlarının akran ilişkileri ve kültürel aktarım açısından taşıdığı değere de dikkat çeken Tekin, çocukların oyun kurabildiği, keşfettiği, ürettiği ve öğrenmekten haz duyduğu okul iklimini güçlendirmek istediklerini ifade etti.

“Okulun Güvenliği Eğitimin Asli Şartlarından Biridir”

Teknolojinin çocukların öğrenme biçimlerinden arkadaşlık ilişkilerine kadar birçok alanı değiştirdiğini belirten Tekin, eğitimin amacının öğrencileri teknolojiden uzaklaştırmak değil, teknoloji karşısında irade sahibi bireyler yetiştirmek olduğunu söyledi.

Öğrencilerin doğru bilgiye ulaşabilmesi, dijital içerikleri sorgulayabilmesi, mahremiyetlerini koruyabilmesi ve teknolojiyi yalnızca tüketen değil üreten bir araç olarak kullanabilmesinin önemine değinen Tekin, ekran kullanımında dikkat ve zaman yönetiminin de önemli olduğunu belirtti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda içeriği ve tasarımı yenilenen EBA’nın bu yıl öğrenci, öğretmen ve ailelerin kullanımına sunulacağını açıklayan Tekin, MEBİ, DİLİM ve diğer dijital eğitim platformlarıyla öğrencilerin nitelikli içeriklere erişiminin destekleneceğini kaydetti.

Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik projesiyle dijital mahremiyet, siber güvenlik ve dijital etik konularında farkındalık oluşturulacağını belirten Tekin, Haberimiz Olsun platformuyla öğrencilerin güncel gelişmeleri güvenilir bilgi üzerinden takip etmelerinin destekleneceğini söyledi.

Okullardaki huzur ve güven ortamına özel önem verdiklerini vurgulayan Tekin, “Okulun güvenliğini, eğitimin asli şartlarından birisi olarak görüyoruz.” dedi.

Okullar ve çevresinde gerekli tedbirlerin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirten Tekin, Veli Randevu Sistemi dâhil alınan tedbirlerin öğrencilerin güvenliğini ve öğretmenlerin mesleki haklarını koruma amacı taşıdığını ifade etti.

“Öğretmenin Dikkati Bir Çocuğun Hayatında Fark Oluşturabilir”

Güvenli okul ortamının yalnızca fiziki tedbirlerle sınırlı olmadığını belirten Tekin, öğrencinin kendisini dinlenmiş, anlaşılmış ve öğretmenine güvenebildiği bir okul iklimine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Öğretmenlerin öğrencilerdeki küçük davranış değişikliklerini fark etmesinin önemine işaret eden Tekin, derse katılımın azalması, arkadaşlardan uzaklaşma ve tedirginlik gibi durumların öğretmenin dikkati sayesinde erken fark edilebileceğini kaydetti.

Tekin, “Öğretmenin dikkati, kimi zaman bir çocuğun kendisini yalnız hissetmesiyle yardım gördüğünü hissetmesi arasındaki mesafeyi kapatır.” ifadelerini kullandı.

Okul-Aile İş Birliğine Vurgu

Çocukların okul ve ev hayatlarının birbirinden kopuk olmadığını belirten Bakan Tekin, eğitim sürecinde okul ve aile arasında güçlü bir iletişim kurulmasının önemine dikkat çekti.

Tekin, “Ailenin okula yakınlığı, öğretmenin mesleki alanına müdahale anlamına gelemez; öğretmenin mesleki sorumluluğu da aileyi çocuğun eğitiminden uzak tutamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ailemle Eğitim Yolculuğum” çalışmalarıyla ailelerin çocuklarıyla birlikte okuma, araştırma, gözlem ve oyun faaliyetlerine katılımının destekleneceğini belirten Tekin, okulda edinilen bilgi ve becerilerin günlük hayata taşınmasının teşvik edileceğini söyledi.

Sağlıklı okul-aile ilişkisinin herkesin kendi sorumluluğunu yerine getirdiği ve çocuğun yararının ortak amaç olarak görüldüğü bir anlayışla kurulabileceğini vurguladı.

“Geleceğe Güven, Çocukların Üretme Kudretiyle Büyür”

Bakan Tekin, yeni eğitim öğretim yılında düşünme eğitimi, yazarlık ve yazma becerileri, yapay zekâ uygulamaları, robotik kodlama ile kültür ve medeniyet birikimine yönelik seçmeli derslerin öğretim programlarının kademeli olarak uygulanacağını açıkladı.

Çocuklarda üretme bilincinin güçlendirilmesine önem verdiklerini belirten Tekin, Türkiye’nin savunma sanayii, otomotiv, havacılık ve uzay teknolojilerinde gerçekleştirdiği çalışmaların öğrenciler için ilham kaynağı olması gerektiğini ifade etti.

Tekin, “Bir milletin geleceğine duyduğu güven, kendi evlatlarının üretme kudretine duyduğu güvenle birlikte büyür.” dedi.

Öğretmenlerden öğrencilerin kendi yetenekleriyle ülkenin ihtiyaçları arasında bağ kurmalarına rehberlik etmelerini isteyen Tekin, gençlerin hazır olanla yetinmeyen, araştıran, deneyen, geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmelerini hedeflediklerini söyledi.

Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında yürütülecek çalışmalarla yerli ve millî üretime ilişkin farkındalık ile millî kalkınma şuurunun yıl boyunca canlı tutulacağını belirtti.

“Tek Bir Çocuğu Dahi Gözden Kaçırmamak”

Eğitim çalışmalarının merkezinde her öğrencinin kendi kabiliyeti, ihtiyacı ve gelişim seyri içerisinde değerlendirilmesinin bulunduğunu belirten Tekin, öğrencilerin öğrenme biçimleri ve ihtiyaçlarının farklılık gösterdiğini ifade etti.

Bakan Tekin, “Maarifin dikkati, kalabalığın içinde tek bir çocuğu dahi gözden kaçırmamayı gerektirir.” dedi.

Yeni dönemde uygulanacak Eğitsel Tarama ve Değerlendirme Bataryası, destek eğitim odaları, bireyselleştirilmiş eğitim programları ve rehberlik çalışmalarıyla özel eğitim ihtiyacı bulunan çocukların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli desteğin zamanında sunulmasının sürdürüleceğini kaydetti.

Sağlıklı beslenme, fiziksel hareketlilik, devamsızlığın takibi ve akran desteği gibi alanlarda alınacak tedbirlerle öğrencilerin eğitimden uzaklaşmasının erken belirtilerinin fark edilmesinin hedeflendiğini belirten Tekin, öğretmenlerin dikkati ile aile ve rehberlik hizmetleri arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

“Maarif Davamızın Nihai Hedefi Kıymetli Bireyler Yetiştirmektir”

Öğretmenliğin aynı zamanda güçlü bir temsil sorumluluğu taşıdığını belirten Tekin, öğrencilerin öğretmenlerini yalnızca anlattıkları derslerle değil, davranışları, adalet duyguları ve hayata bakışlarıyla bir bütün olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Bakanlık olarak öğretmenlerin mesleklerini huzur ve güven içerisinde icra edebilmeleri için çalışmaları sürdüreceklerini ifade eden Tekin, öğretmenlerden her öğrenciye aynı özen ve sorumlulukla yaklaşmalarını istedi.

Konuşmasının sonunda eğitimin gerçek anlamının sınıflarda ortaya çıktığını belirten Tekin, “Bizim maarif davamızın nihai hedefi, bir evladımızı bu milletin kıymetli bir ferdi olarak yetiştirmektir.” ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerin bilgi, tecrübe ve muhakemelerine güvendiklerini vurgulayan Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılının öğretmenler, öğrenciler, aileler ve millet için hayırlı olmasını diledi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0