İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: “Depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapabileceğimiz çok şey vardır”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul’da 60’tan fazla ülkeden bilim insanı, araştırmacı, mühendis ve karar vericiyi buluşturan Avrupa Sismoloji Komisyonunun 40. Genel Kurulu ve Sismoloji Kongresi’nde konuştu. AFAD’ın bin 200’ün üzerindeki deprem gözlem istasyonuyla Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işlettiğini belirten Çiftçi, bilimsel bilginin kamu politikalarına aktarılması, afet risklerinin azaltılması ve dirençli şehirlerin oluşturulması için uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.

Eyl 7, 2026 - 15:26
 0  0
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: “Depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapabileceğimiz çok şey vardır”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonunun 40. Genel Kurulu ve Sismoloji Kongresi’ne katıldı. 60’tan fazla ülkeden bilim insanlarını, araştırmacıları, mühendisleri ve karar vericileri bir araya getiren kongrede konuşan Çiftçi, afetlere hazırlık, bilimsel bilginin kamu politikalarına aktarılması ve dirençli şehirlerin oluşturulmasının önemini vurguladı.

Çiftçi, “Depremi engelleyemeyiz; ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapabileceğimiz çok şey vardır.” dedi.

“BİLGİ, İNSAN HAYATINI KORUYAN BİR KARARA DÖNÜŞTÜĞÜ ÖLÇÜDE GERÇEK ANLAMINA KAVUŞUR”

İstanbul’un uluslararası bilimsel buluşmaya ev sahipliği yapmasına değinen Çiftçi, Anadolu ve İstanbul’un tarih boyunca depremler, yıkımlar ve yeniden ayağa kalkışlara tanıklık ettiğini belirtti.

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde yer hareketlerinin ölçülebildiğini, fayların araştırılabildiğini, yapıların davranışlarının modellenebildiğini ve risklerin hesaplanabildiğini ifade eden Çiftçi, şöyle konuştu:

“Binlerce yıldır farklı medeniyetlere yurt olan Anadolu’nun hafızasında şehirler, eserler ve büyük medeniyetler kadar; depremler, yıkımlar ve yeniden ayağa kalkışlar da vardır. İstanbul bunun yaşayan şahididir. Bu kadim şehirde sismolojiyi konuşmak, aslında bir şehrin hafızasıyla bilimin imkânlarını buluşturmaktır. Artık yerin hareketini ölçebiliyor, fayları araştırabiliyor, yapıların davranışlarını modelleyebiliyor, riskleri hesaplayabiliyoruz. Öyleyse asıl sorumuz şudur: Bildiğimiz şeyle ne yapıyoruz? Çünkü bilgi, insan hayatını koruyan bir karara dönüştüğü ölçüde gerçek anlamına kavuşur. Modern afet yönetiminin özü de burada yatmaktadır: Bilgiyi tedbire, tedbiri dirence, direnci güvenli bir hayata dönüştürmek.”

“GÜVENLİ BİR ŞEHİR İNŞA ETMEK AYNI ZAMANDA BİR KAMU AHLAKI MESELESİDİR”

6 Şubat 2023 depremlerini hatırlatan Çiftçi, depremlerde 11 ilin ve yaklaşık 14 milyon kişinin doğrudan etkilendiğini, 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Çiftçi, “6 Şubat bize bir kez daha gösterdi ki depremi engelleyemeyiz; ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapabileceğimiz çok şey vardır. Tam da bu noktada devletin sorumluluğu ile bilimin sorumluluğu kesişmektedir. Güvenli bir şehir inşa etmek; mühendislik meselesi olmanın ötesinde aynı zamanda bir kamu ahlakı meselesidir.” ifadelerini kullandı.

Bir binanın sağlamlığının o binada yaşayacak insanlara, bir okulun güvenliğinin ise gelecek nesillere karşı sorumluluğun ifadesi olduğunu kaydeden Çiftçi, afetlere hazırlığı nesiller boyu karşılığı bulunan bir yatırım olarak gördüklerini söyledi.

“HEDEFİMİZ AFETTEN ÖNCE RİSKİ GÖREN VE TEDBİR ALAN DEVLET ANLAYIŞIDIR”

Afet yönetiminde bilimsel bilginin karar mekanizmalarındaki yerine dikkati çeken Çiftçi, AFAD’ın kurulmasıyla Türkiye’nin afet yönetiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti.

Çiftçi, “Hedefimiz; afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır. Türkiye, AFAD’ın kurulmasıyla afet yönetiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdi. Risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirmeyi birbirini tamamlayan tek bir sistem olarak ele alıyoruz. Bilimi de karar alma mekanizmamızın asli unsuru olarak görüyoruz.” dedi.

AFAD BİN 200’ÜN ÜZERİNDE DEPREM GÖZLEM İSTASYONU İŞLETİYOR

AFAD’ın deprem izleme kapasitesine ilişkin verileri paylaşan Çiftçi, teşkilatın bin 200’ün üzerindeki deprem gözlem istasyonuyla Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işlettiğini bildirdi.

Çiftçi, “AFAD’ın çevremizdeki 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaşması da bilimin sınırları aşan karakterini ortaya koymaktadır. Çünkü fay hatları pasaport taşımaz; sismik dalgalar sınır kapılarında durmaz. Bu nedenle daha fazla veri paylaşımına, ortak standartlara, müşterek araştırmalara ve bilimsel bilginin kamu politikalarına daha hızlı aktarılmasına ihtiyacımız vardır.” diye konuştu.

“İSTANBUL’DAN SONRA NEYİ DEĞİŞTİRECEĞİZ?”

Türkiye’nin 2014 yılında Avrupa Sismoloji Komisyonunun 34. Genel Kuruluna ev sahipliği yaptığını hatırlatan Çiftçi, 12 yıl sonra yeniden İstanbul’da gerçekleştirilen buluşmanın bilimsel iş birliğinin sürekliliği açısından önem taşıdığını ifade etti.

Bilim ve teknolojinin geçen sürede yeni imkânlar ortaya çıkardığını kaydeden Çiftçi, “Şimdi İstanbul’dan ayrılırken ‘Bu kongrede ne öğrendik?’ sorusunun yanına daha önemli bir soruyu eklemeliyiz: İstanbul’dan sonra neyi değiştireceğiz? Temennimiz; burada sunulan her bildirinin yeni bir araştırmaya, her araştırmanın yeni bir teknolojiye, her teknolojinin daha yüksek bir standarda, bütün bu birikimin de daha dirençli şehirlere dönüşmesidir.” dedi.

“BİR ŞEHRİN GERÇEK DİRENCİ HAYATIN DEVAM EDEBİLME KABİLİYETİYLE ÖLÇÜLÜR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalara değinen Çiftçi, risklerin azaltılması, şehirlerin dirençli hale getirilmesi, bilimin kamu politikalarının merkezine yerleştirilmesi ve toplumun afetlere hazırlanması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Çiftçi, “Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz. Çünkü bir şehrin gerçek direnci, binalarının sağlamlığının yanında; hayatın bütün unsurlarıyla devam edebilme kabiliyetiyle ölçülür.” ifadelerini kullandı.

“DEPREM SINIR TANIMIYORSA, BİLİM DE SINIR TANIMAMALIDIR”

Depremlerin uluslararası bilimsel iş birliğini zorunlu kıldığına işaret eden Çiftçi, ülkeler ve bilimsel kuruluşlar arasında bilgi ve veri paylaşımının önemini vurguladı.

Çiftçi, “Deprem bize insanlığın ortak kırılganlığını, bilim ise bu kırılganlık karşısında ortak bir akıl kurabileceğimizi gösteriyor. Deprem sınır tanımıyorsa, bilim de sınır tanımamalıdır. Risk ortaksa, bilgi de ortaklaşmalıdır. Tehdit küreselse, dayanışmamız da küresel olmalıdır.” diye konuştu.

Çiftçi, Avrupa Sismoloji Komisyonunun 40. Genel Kurulunun daha güvenli ve dirençli bir geleceğe katkı sunmasını temenni ederek programa katkı sağlayan kurumlara ve bilim insanlarına teşekkür etti.

İçişleri Bakanlığı, AFAD Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Harita Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili birimleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, üniversiteler, meslek kuruluşları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu ve Sismoloji Kongresi kapsamındaki oturumların 11 Eylül’e kadar devam edeceği bildirildi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0