Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Bu para kaybolmadı, çalındı, çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kocaeli’nde düzenlenen basın toplantısında fon krizi, sanayisizleşme, seçim tarihi, anayasa tartışmaları ve olası siyasi ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, fon krizinde sorumluların tespit edilmesini ve yatırımcıların zararlarının sorumlulardan tahsil edilecek kaynaklarla karşılanmasını istedi.

Eyl 30, 2026 - 20:27
 0  0
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Bu para kaybolmadı, çalındı, çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kocaeli’nde düzenlenen basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özdağ’ın gündeminde fon krizi, ekonomi, sanayide yaşanan sorunlar, seçim tarihi tartışmaları, anayasa ve olası siyasi ittifaklar yer aldı.

Özdağ, Kocaeli programına Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Basınla İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nazif Okumuş, Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fikret Artan ve Genel İdare Kurulu üyelerinin katıldığını belirtti.

Kocaeli’nde vatandaşlarla bir araya geleceklerini ve Ticaret Odasını ziyaret edeceklerini aktaran Özdağ, “Zafer Partisi'nin ekonomik politikalarıyla, tarım ve hayvancılıkla ilgili politikalarıyla ilgili görüşlerimizi ve dosyalarımızı kendileriyle paylaşacağız.” dedi.

“ATATÜRK’E HAKARET EDENLERE KARŞI GEREKEN CEVABI VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Sabah saatlerinde Şevki Yılmaz’ın suç duyurusu üzerine açılan bir dava kapsamında adliyede bulunduğunu belirten Özdağ, Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetin kurucularına yönelik ifadeler konusunda tavrını sürdüreceğini söyledi.

Özdağ, “Bundan sonra da Atatürk'e, Cumhuriyetimizin aziz kurucularına hakaret edenlere, haksız saldıranlara karşı gereken cevabı kararlılıkla vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Şeyh Said hakkındaki sözleri nedeniyle ceza aldığını da belirten Özdağ, söz konusu karara karşı hukuki girişimlerde bulunacağını açıkladı.

“FON KRİZİ TÜRKİYE’Yİ YÖNETENLER İÇİN BİR SÜRPRİZ OLMAMIŞTIR”

Ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin uzun süredir fakirleşme, enflasyon, paranın değer kaybı, üretimde gerileme ve işsizlik sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu savunan Özdağ, gündemdeki fon krizinin mevcut ekonomik sorunları ağırlaştırdığını ileri sürdü.

Özdağ, fon krizinin maliyetine ilişkin kamuoyunda dile getirilen rakamlara atıfta bulunarak, “Bu fon yolsuzluğunun 20 milyar dolarlık bir zarara sahip olduğu ifade edilmekle birlikte, ortaya çıkardığı ekonomik zarar zaten ağır bir buhran sürecinden geçen ülkemiz için çok daha ağır ve çok daha büyük rakamlara ulaşıyor.” dedi.

Krizin kamuoyunun büyük bölümü açısından beklenmedik olduğunu ancak ilgili devlet kurumlarının süreçten daha önce haberdar olduğunu öne süren Özdağ, “Vatandaşlarımız için sürpriz olan bu fon krizi Türkiye'yi yönetenler için bir sürpriz olmamıştır. Bu fon krizi Mehmet Şimşek için bir sürpriz olmamıştır. Bu fon krizi Sermaye Piyasaları Kurulu için bir sürpriz olmamıştır. Bu fon krizi MASAK için bir sürpriz olmamıştır. Ve bu fon krizi Adalet Bakanlığı için de bir sürpriz olmamıştır.” ifadelerini kullandı.

Özdağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Şubat 2025’te konuya ilişkin bir evrakının bulunduğunu ileri sürerek, sürece neden daha erken müdahale edilmediğinin açıklanması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelişmelerden ne zaman ve hangi makam aracılığıyla haberdar edildiğinin de yanıtlanması gereken sorular arasında olduğunu belirtti.

“BU PARA KAYBOLMADI, ÇALINDI”

Adli soruşturmanın bütün sorumlular ortaya çıkarılıncaya kadar sürdürülmesi gerektiğini belirten Özdağ, yatırımcıların zararlarının kamu kaynakları yerine sorumlulardan tahsil edilecek parayla karşılanması gerektiğini savundu.

Özdağ, “Asla bu büyük zarar Türk halkının sırtına yüklenmemelidir, yüklenemez.” diyerek, mağdur yatırımcıların devlet tarafından denetlenen ve yasal olduğunu düşündükleri finansal araçlarda işlem yaptıklarını söyledi.

Özdağ, “Madem devlet bunun güvencesini verdi, çoğu küçük yatırımcı olan bu 500 bin insan ortada bırakılamaz. Bu para kaybolmadı. Bu para çalındı. Bu çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Fatma Betül Sayan Kaya hakkında kamuoyuna yansıyan 2,2 milyar liralık ödeme iddiasına da değinen Özdağ, bu iddiayı doğrulayacak resmî kaynak ve ödeme belgesinin açıklanması gerektiğini belirtti. Zafer Partisi Genel Merkezinde konuyu takip etmek üzere bir komisyon oluşturduklarını açıklayan Özdağ, gelişmeleri yakından izleyeceklerini söyledi.

“TÜRK EKONOMİSİNE AĞIR ZARAR VERMİŞTİR”

Fon krizinin Türkiye’nin uluslararası yatırım ortamına da zarar verdiğini savunan Özdağ, konunun yabancı basında geniş biçimde yer aldığını söyledi.

Özdağ, “Bir açgözlü çete, kişisel menfaatleri için doymak bilmeyen hırsıyla Türk milletine ağır zarar vermiştir, Türk ekonomisine ağır zarar vermiştir. Bunlar bir suç şebekesidir.” dedi.

Sorumluların yalnızca nakit varlıklarının değil, menkul ve gayrimenkullerinin de değerlendirilmesi gerektiğini savunan Özdağ, elde edilecek kaynakların mağdurların zararlarının karşılanmasında kullanılması gerektiğini belirtti.

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı yönünde basına yansıyan bilgiyi de paylaşan Özdağ, “Bu sürecin parçası olan herkesin muhakkak hesap vermesi gerekiyor. Türk adaleti için önemli bir sınavla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fon krizine ilişkin açıklamalarının samimi olup olmadığı yönündeki soruya ise Özdağ, soruşturmanın ilerleyişinin belirleyici olacağı yanıtını verdi.

Özdağ, “Bugünden kimseyi samimiyetle veya samimiyetsizlikle tanımlayamam. Doğru olmaz. Süreci görelim, nasıl işleyecek görelim. Gerçekten suçlar ortaya çıkartılacak mı görelim. Ondan sonra görüşümüzü açıklarız.” dedi.

“DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI’NI KURMAK OLACAK”

Türkiye’deki sanayisizleşme tartışmalarına da değinen Özdağ, sorunun yalnızca son döneme ait olmadığını belirterek sanayi sektörünün yüksek faiz, maliyetler ve döviz politikası nedeniyle rekabet gücü kaybettiğini savundu.

Özdağ, organize sanayi bölgelerindeki arazi maliyetleri ile finansmana erişimde yaşanan sorunları örnek göstererek, “Türk sanayicisi yüzde 50'leri aşan faizlerle karşı karşıyayken, Avrupa Birliği'nde sanayiciler yüzde 4 faizle kredi alabiliyorlar. Bu ağır şartlar içerisinde ve aşırı değerli Türk lirasıyla Türk sanayicisinin rekabet gücünü muhafaza etmesi mümkün değil.” diye konuştu.

Tekstil sektöründeki yatırımların Mısır, İtalya, Fas, İspanya ve Balkan ülkelerine yöneldiğini belirten Özdağ, Türkiye’de yeni bir taşıyıcı sanayi politikasının oluşturulamadığını ileri sürdü.

Özdağ, “2011 sonrasında Devlet Planlama Teşkilatı'nın kapatılmasıyla ekonominin stratejik aklı ortadan kalkmıştır. Onun için biz Zafer Partisi olarak, ‘İlk ne yapacaksınız iktidara geldiğinizde?’ derseniz, yapacağımız ilk şey Devlet Planlama Teşkilatı'nı kurmak olacak.” ifadelerini kullandı.

“SEÇİMLERİN NE ZAMAN OLACAĞINI HİÇ KİMSE BİLMİYOR”

Cumhurbaşkanı danışmanı Mehmet Uçum’un seçimlerin 16 Nisan 2028’de yapılabileceğine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Özdağ, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında devlet bürokrasisinin yapısının değiştiğini ve müsteşarlık sisteminin kaldırıldığını belirtti.

Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerinin güçlendirilmesi ve müsteşarlık sistemine yeniden dönülmesi gerektiğini savunarak, Mehmet Uçum’un seçim tarihini belirleme yetkisinin bulunmadığını söyledi.

Özdağ, “İşin doğrusu Recep Tayyip Erdoğan dahil Türkiye'de hiç kimse seçimlerin ne zaman olacağını bilmiyor. 2028'de mi olur, 2027'de mi olur? Bunu önümüzdeki süreçteki şartlar gösterecek. Ama biz parti olarak seçim yarın olacakmış gibi çalışıyoruz.” dedi.

Olası seçim ittifaklarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, mevcut seçim sisteminin benzer siyasi görüşlere sahip partilerin bir araya gelmesini gerekli kıldığını savundu.

“ATATÜRK’TE BİRLEŞELİM DİYORUZ”

Gelecek seçimlerde kurulabilecek ittifaklara ilişkin değerlendirmesinde Özdağ, seçim yasası ve seçim sisteminde değişiklik yapılabileceğine ilişkin tartışmalar nedeniyle mevcut aşamada birçok belirsizlik bulunduğunu söyledi.

Zafer Partisinin ittifak konusundaki kriterini açıklayan Özdağ, “Bizim için temel kriter, millî, üniter, laik devletten, Atatürk Cumhuriyeti'nden taviz vermeyenlerin ittifakı olur.” dedi.

Özdağ, “Atatürk'e sadık olup Şeyh Said'le el ele yürüyemezsiniz. Bizim ölçütümüz bu. Atatürk'te birleşelim diyoruz. Millî, üniter, laik Cumhuriyet'te birleşelim diyoruz.” ifadelerini kullandı.

Anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Özdağ, “Anayasanın değişmediği yeri kalmadı ama bakın, esas mesele anayasayı değiştirmek değil, var olan anayasayı uygulamak.” dedi.

Özdağ, üniter, laik ve millî devlet yapısına ilişkin değişikliklere karşı olduklarını belirterek partisinin bu konudaki tutumunu sürdüreceğini kaydetti.

Kocaeli ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, kentin Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Döviz kurunun mevcut seviyesine ilişkin sanayicilerden farklı beklentiler duyduklarını aktaran Özdağ, gelecekteki kur seviyesi konusunda kesin bir tahminde bulunmadı ve “Bahsettiğiniz rakamları ben de duydum ve biz de süreci izliyoruz. Ama ne zaman olur, onu göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0