YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: “Bir Ülkede Demokrasinin Varlığı Muhalefetin Özgürlüğüyle Ölçülür”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile partisinin Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, demokratikleşme adımları, Meclis komisyonu raporu, yargı kararları, basın özgürlüğü, erken seçim tartışmaları ve fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, “Demokratikleşme adımlarının atılması, süreç raporunun altında imzası olan herkesi bağlamaktadır.” dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile beraberindeki heyeti partisinin Genel Merkezi’nde ağırladı. Görüşmede Özel’e Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, Meclis Grup Başkanvekili Murat Emir ve Selin Sayek Böke eşlik etti.
Heyetler arası görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özgür Özel, muhalefet partileri arasındaki diyaloğun önemine, Türkiye'deki demokratikleşme sürecine, yargı kararlarının uygulanmasına ve erken seçim tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Bir Ülkede Demokrasinin Varlığı Muhalefetin Özgürlüğüyle Ölçülür”
DEM Parti heyetinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Haftaya DEM Parti’nin Sayın Eş Genel Başkanlarının ve kıymetli heyetlerinin ziyareti ile başladık. Kendilerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.
Ziyaretin partisinin yeni Genel Merkezi için bir hayırlı olsun buluşması niteliği de taşıdığını belirten Özel, demokratik sistemlerde muhalefetin özgürce faaliyet göstermesinin temel bir ölçüt olduğunu söyledi.
Özel, “Bir ülkede demokrasinin var olması, muhalefetin özgür olmasıyla, muhalefetin hem toplumsal muhalefetin hem siyasi muhalefetin rahat bir şekilde görevini yapmasıyla ölçülüyor.” ifadelerini kullandı.
İktidarın toplumsal ve siyasi muhalefet üzerindeki baskılarını eleştiren Özel, muhalefet partilerinin farklı görüşlere sahip olsalar da iletişim kanallarını açık tutmaları gerektiğini vurguladı.
“Barış Süreci Ülkenin Geleceğine Yatırımdır”
Türkiye'de barışın sağlanması ve çatışmaların sona ermesi konusunda partisinin yaklaşımını değerlendiren Özgür Özel, muhalefetin ortak meselelerde birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti.
Özel, “Türkiye’deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Buradan herkes faydalı çıkar, kârlı çıkar.” dedi.
Çatışmaların sona ermesinin ekonomik kaynakların kullanımını da değiştireceğini savunan Özel, “Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem de bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamalarına, terörle mücadeleye değil, kalkınmaya bütçe ayrılır. Ülkenin geleceğine yatırım yapılır.” ifadelerini kullandı.
“Tarihin Doğru Tarafında Yer Almaya Devam Ediyoruz”
Barış sürecine ilişkin ilk günden itibaren ortaya koydukları yaklaşımı değiştirmediklerini belirten Özel, “Biz bu noktada, ‘Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir’ dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz.” açıklamasında bulundu.
TBMM bünyesinde hazırlanan komisyon raporunun demokratikleşmeye ilişkin hükümlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Özel, raporun altıncı bölümüne ilişkin yasama faaliyetinin 10 Ağustos'ta gerçekleştirildiğini, yedinci bölümdeki adımların ise beklediğini söyledi.
Özel, “Demokratikleşme adımları Meclis’te altında imzası bulunan herkesin gayretini ve bir an önce harekete geçmesini bekliyor.” dedi.
“Seçilmişler Hapiste, Kayyımlar Görevine Devam Ediyor”
Demokratikleşme başlığı altında seçilmiş siyasetçilerin tutukluluk durumlarına ve belediyelere yapılan kayyım atamalarına değinen Özgür Özel, mevcut uygulamaların komisyon raporunda ortaya konulan hedeflerle örtüşmediğini savundu.
Özel, “Düşünün ki bir yandan seçilmişler halen daha hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok. Son yerel seçimlerde sandık başına gitmiş seçmen, kendisine belediye başkanı seçmiş, onlar kayyım atamış, kayyımlar görevine devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen kararların uygulanmamasını da eleştiren Özel, uluslararası anlaşmaların anayasal bağlayıcılığına dikkat çekti.
Özel, “AİHM kararlarını tanımak bir uluslararası anlaşmanın gereğidir. AİHM kararlarının uygulanmaması müeyyideye tabidir. Kavala hakkında çıkmış AİHM kararını mahkeme uygulamıyor.” dedi.
“Anayasa Mahkemesi Kararları Derhal Uygulanmalı”
Tayfun Kahraman hakkında verilen Anayasa Mahkemesi kararını hatırlatan Özgür Özel, yüksek mahkeme kararlarının bağlayıcılığına vurgu yaptı.
Özel, “Yapılması gereken iş, derhal uygulamak ve benzer dosyaları uygulamak.” ifadelerini kullandı.
Komisyon raporunda Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin de imzasının bulunduğunu hatırlatan Özel, demokratikleşme konusunda verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini savundu.
“Her Gün Gazetecilere Operasyon Yapılıyor”
Basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazeteciler ve akademisyenler üzerindeki adli ve idari uygulamaları eleştirdi.
Özel, “Her gün gazetecilere operasyon yapıyorlar, iktidar partisinin sözcüsünün talimatıyla. ‘Buradan sonra tavizsiz olarak hukuken ve siyaseten sahaya iniyoruz’ dedikten sonra iki gazeteci hapse, iki gazeteci de ev hapsine gidiyor.” dedi.
Sosyal medya paylaşımlarına getirilen erişim engellerine de değinen Özel, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken açıklamaların kısa süre içerisinde engellendiğini ileri sürdü.
“Halk TV Şu Anda Susturulmuş Durumda”
Halk TV'ye yönelik yayın yaptırımını da gündeme getiren Özgür Özel, televizyon kanalının muhalefet partilerine ve farklı siyasi görüşlere yer verdiğini belirtti.
Özel, “Bugün bir kamera eksik burada, bir muhabir eksik burada. Muhalefete en çok alan açan Halk TV’de şu anda bant yayını yapılıyor.” ifadelerini kullandı.
Muhalefetin kamuoyuna ulaşma imkânlarının sınırlandığını savunan Özel, “Halk TV şu anda susturulmuş durumda. Ve bu toplantının kamuoyuna ne kadar yayılacağına ilişkin geçen haftaya göre çok daha dezavantajlı durumdayız.” dedi.
Özel, iktidarın demokratikleşme konusunda samimiyet ve güven sorunu yaşadığını öne sürerek, “Kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile çok daha geride bir Türkiye’yi taşıyan bir iktidarla karşı karşıyayız.” değerlendirmesinde bulundu.
“Muhalefetin Tüm Bileşenleriyle Birlikte Çalışacağız”
DEM Parti Eş Genel Başkanlarının sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve diğer siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirecek olmasını olumlu karşıladıklarını belirten Özgür Özel, muhalefet içindeki diyaloğun sürdürüleceğini söyledi.
Özel, “Biz de bu tür diyalog kanallarını sürekli açık tutmaya ve muhalefetin tüm bileşenleri ile birlikte olmaya, birlikte çalışmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi.
“Meclis Başkanı'nın Değerlendirmelerini Dinlemeye İhtiyaç Var”
Basın toplantısında gazetecilerin TBMM'de yürütülen süreç ve yeni komisyon çalışmalarına ilişkin sorularını yanıtlayan Özel, Meclis Başkanı'nın siyasi partilerle gerçekleştirmeyi planladığı görüşmelere değindi.
Partisinin kuruluş döneminde yapılan liderler turunda kendilerine yönelik ziyaretin gerçekleşmediğini belirten Özel, ana muhalefet partisinin Meclis çatısı altında temsil edilme biçimine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Özel, “Meclis zemininde milletvekillerinden, Meclis’teki tüm siyasi partilerden oluşacak bir komisyonun netleştirilerek tarifi ve bu milletvekillerinden oluşan komisyonun süreçteki rolü ile ilgili kendisinin değerlendirmelerini dinlemeye ihtiyaç var.” dedi.
Komisyon raporunun altıncı bölümüne ilişkin yasama çalışmalarının tamamlandığını hatırlatan Özel, sürecin ilerlemesi için ilgili kamu otoritelerinin gerekli tespit ve teyitleri yapması gerektiğini söyledi.
Özel, “Devamında da yedinci kısımda biraz önce söylediğim gibi demokratikleşme adımlarının atılmasıyla raporun altında imzası olan herkes bağlıdır. Bizim tutumumuz, çerçevemiz, pozisyonumuz bununla sınırlıdır.” ifadelerini kullandı.
“Mehmet Uçum Erken Seçim İçin Kimden Taahhüt Aldı?”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçim için Mart-Nisan 2028 dönemini işaret eden açıklamalarına ilişkin soruyu yanıtlayan Özgür Özel, TBMM'deki milletvekili dağılımını gündeme getirdi.
Cumhur İttifakı'nın seçimlerin öne alınması için diğer siyasi partilerin desteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Özel, kendi partileriyle bu konuda herhangi bir görüşme yapılmadığını söyledi.
Özel, “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 280 milletvekili var. MHP’ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40’a yakın milletvekilinin bir desteği gerekiyor Cumhur İttifakı’nın dışında. Ben diyorum ki ‘Bizle böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil.’” dedi.
Seçim tarihinin birkaç hafta veya bir ay öne alınmasının gerçek anlamda erken seçim sayılamayacağını savunan Özel, bu yaklaşımı anayasal düzenlemenin amacına aykırı gördüklerini ifade etti.
Özel, “Biz seçimlerin birkaç hafta ya da bir ay öne alınmasını erken seçim değil, anayasanın seçimleri öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, anayasaya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz.” açıklamasında bulundu.
“Mehmet Uçum Butlanı mı İşaret Ediyor?”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarındaki milletvekili desteğinin hangi siyasi gruptan sağlanacağını sorgulayan Özgür Özel, DEM Parti'nin de bu yönde bir görüşme gerçekleştirmediğini açıkladığını hatırlattı.
Özel, “Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve ‘Bu tarih kesinleşti’ dediği taahhüdü kimden almış onu bir açıklasın.” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik butlan tartışmalarına atıfta bulunan Özel, “Mehmet Uçum’un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri bir siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa o zaman o meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti ve Yeni Yol grubunun milletvekili sayılarının tek başına yeterli olmadığını belirten Özel, kendi partilerinin 91 milletvekiliyle böyle bir girişime destek vermeyeceğini söyledi.
Özel, “91 milletvekili ile biz ‘Yokuz’ diyoruz. DEM Parti ‘Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok’ diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor ya da Meclis üzerindeki bu tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş ona bir bakmak lazım.” dedi.
“Sorun, Sarayda Oturanların Kendini Meclis'in Üzerinde Görmesi”
TBMM'nin iradesinin Cumhurbaşkanlığı tarafından yönlendirildiği yönündeki eleştirilerini sürdüren Özgür Özel, yasama organının bağımsızlığına dikkat çekti.
Özel, “Sorun, sarayda oturanların kendini Meclis’in üzerinde görmesi. Sorun, sarayda oturanların bütün kararların saraydan, tek elden verildiği ve bu kararların uygulanacağı kurşun askerlerin de Meclis’e dizildiği algısı. Biz o kurşun askerler içinde değiliz. Kimin olduğunu merak ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Fon Krizinde Siyasi İsimlerin Açıklanmaması Suçu Örtme Girişimidir”
Basın toplantısında gündeme gelen fon krizine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özgür Özel, Türkiye Sigorta Genel Müdürlüğü görevinden istifa eden Taha Çakmak hakkında açıklamalarda bulundu.
Çakmak'ın geçmişte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda üst düzey görevlerde bulunduğunu hatırlatan Özel, fon işlemleri üzerinden kişisel kazanç sağlandığını ve kamu zararına yol açıldığını iddia etti.
Özel, “Bahsettiğiniz isim, Taha Çakmak. Kendisi Türkiye Sigorta’nın başında. Türkiye Sigorta’yı bu konuda zarara uğratmış, Türkiye Sigorta’nın portföyünü kötü yönetmiş ama eşzamanlı olarak kendisi fondan para kazanmış ve açılan tövbe hesabına da kazandığı parayı koymuş.” dedi.
“Tövbe Hesabı Diye Bir Çözüm Yok”
Fon krizinde elde edilen kazançların sonradan iade edilmesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını savunan Özgür Özel, kamuoyunda “tövbe hesabı” olarak anılan uygulamayı eleştirdi.
Özel, “Bir tövbe hesabı var. ‘Suçu işte, parayı al; garibanın parasını al, götür. Yakalanırsan da caminin avlusuna bırakırmış gibi parayı bırak, kurtul.’ Böyle bir çözüm yok.” ifadelerini kullandı.
Taha Çakmak'ın 2019-2021 yıllarında BDDK Başkan Yardımcılığı, 2021-2023 yıllarında ise Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Özel, söz konusu kurumların finansal denetim ve yönetim açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Fon krizinde yalnızca bürokratların değil, varsa siyasi sorumluların da ortaya çıkarılması gerektiğini savunan Özel, “Siyasetçi isimlerin açıklanmaması suçu örtme, suçluyu koruma girişimidir. Türk Ceza Kanunu’na göre açık şekilde suç işliyorlar.” dedi.
“Erdoğan'ın Adaylığında Tutumumuz Net”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı ve erken seçim tartışmalarına ilişkin soruları da yanıtlayan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, seçimlerin kısa süre öne alınmasına karşı olduklarını yineledi.
Anayasanın Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin hükümlerine dikkat çeken Özel, “Anayasada ‘son kez’ diyor, o yüzden öyle sonsuz kez olması mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.
Seçim tarihinin birkaç hafta öne alınmasının erken seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Özel, “Bizim tutumumuz bu noktada net. Yani birkaç haftaya da bir ay öne almayı da seçimin öne alma maddesinin suistimali görürüz.” dedi.
“Erken Seçim Dediğin Vatandaşın Talep Ettiği Bugünlerde Yapılır”
Türkiye'nin ekonomik koşullarını ve vatandaşların erken seçim beklentilerini gündeme getiren Özgür Özel, erken seçimin mevcut siyasi ve ekonomik şartlar içerisinde yapılması gerektiğini savundu.
Özel, “Erken seçim dediğin vatandaşın talep ettiği, bıçağın kemiğe dayandığı yerde, ülkeyi yönetemediğinin görüldüğü bugünlerde erken seçimdir.” ifadelerini kullandı.
İktidarın yakın bir tarihte seçim yapılmasını önermesi durumunda konuyu partisinin yetkili kurullarında değerlendirebileceğini belirten Özel, “Gelin, 60 gün sonraya seçim koyalım diye şimdi söylerlerse ya da ‘Gelin, mart ayına seçim koyalım’ derlerse onu ben alır, kendi seçilmiş kurullarıma götürür ve değerlendiririm.” dedi.
Seçimlerin yalnızca birkaç hafta veya bir ay öne alınmasına yönelik tekliflere karşı tutumlarının daha önce belirlendiğini hatırlatan Özel, “Biz bundan 2,5 yıl önce ilan etmiştik. Yani öyle ‘Bir hafta, iki hafta, bir ay öne almayı biz erken seçim demeyeceğiz’ demiştik. O konuda kurullarımızın baştan alınmış kararı var.” açıklamasında bulundu.
Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile gerçekleştirilen görüşmenin ardından muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları ve sendikalar arasındaki temasların sürdürülmesinin önemini vurgulayarak, demokratikleşme konusunda Meclis'te verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0