Wong’s Kurucusu Ümit Uluköy: “Hızlı büyümekten ziyade doğru büyümeyi önemsiyoruz”
Gemi kaptanlığından yeme-içme sektörüne uzanan kariyerinin ardından Wong’s markasını kuran Ümit Uluköy, markanın kuruluş hikâyesini, fried chicken konseptindeki yaklaşımını ve franchise modelini anlattı. İstanbul’da Bakırköy, Sefaköy, Kadıköy ve Ümraniye’de faaliyet gösterdiklerini belirten Uluköy, Üsküdar ve Fatih şubeleri için hazırlıkların sürdüğünü, uzun vadede ise Türkiye geneline ve yurt dışına açılmayı hedeflediklerini açıkladı.
İstanbul’da fried chicken konseptiyle faaliyet gösteren Wong’s’ın Kurucusu Ümit Uluköy, gemi kaptanlığından yeme-içme sektörüne uzanan kariyerini ve markanın kuruluş sürecini anlattı. Yaklaşık 7 yıldır yeme-içme sektöründe bulunduğunu belirten Uluköy, gemi kaptanlığından kazandığı disiplin, düzen ve ekip çalışması anlayışını bugün işletmecilikte kullandığını söyledi.
34 yaşında ve Üsküdar doğumlu olduğunu belirten Uluköy, sektörde hem işletmeci hem de müşteri tarafında edindiği deneyimlerin Wong’s’ın ortaya çıkışında etkili olduğunu kaydetti.
Uluköy, “Bu sektörde benim için en önemli şey sadece bir ürün satmak değil; insanların tekrar tekrar tercih etmek isteyeceği bir marka oluşturmak. Wong’s da aslında bu düşüncenin sonucunda ortaya çıktı.” dedi.
“DAHA İYİSİNİ NASIL YAPABİLİRİZ SORUSUNUN BİR SONUCU”
Wong’s’ın kısa sürede ortaya çıkmış bir proje olmadığını ifade eden Uluköy, markanın sektörde yıllar içerisinde elde edilen deneyim ve gözlemler üzerine kurulduğunu söyledi.
Uluköy, “Wong’s aslında bir anda ortaya çıkan bir marka değil. Uzun zamandır sektörde edindiğimiz tecrübelerin, gözlemlerin ve ‘daha iyisini nasıl yapabiliriz?’ sorusunun bir sonucu. Fried chicken tarafında Türkiye’de güçlü bir marka kültürü oluşturabileceğimize inanıyorduk. Ürünün yanında bir karakteri, bir atmosferi ve insanların bağ kurabileceği bir hikâyesi olan marka yaratmak istedik.” ifadelerini kullandı.
WONG’S İSMİ ZAMANLA KENDİ ANLAMINI OLUŞTURDU
Markanın isminin belirlenme sürecine de değinen Uluköy, klasik bir marka adı tercih etmek yerine farklı ve akılda kalıcı bir isim aradıklarını anlattı.
Uluköy, “Wong’s ismini seçerken aslında klasik bir marka ismi oluşturmak istemedik. İsmin kulağa farklı gelmesini, akılda kalmasını ve zaman içerisinde kendi anlamını oluşturmasını istedik. Wong’s bugün bizim için sadece bir isim değil; yaptığımız işin, oluşturduğumuz kültürün ve markaya yüklediğimiz karakterin adı.” dedi.
Wong’s’ın tek bir kişinin hikâyesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Uluköy, “Wong’s bir kişinin hikâyesinden çok, birlikte oluşturduğumuz bir kültürün hikâyesi.” değerlendirmesinde bulundu.
“BİZ ÜRÜN DEĞİL, TEKRAR YAŞANMAK İSTENECEK BİR DENEYİM TASARLIYORUZ”
Fried chicken alanındaki rekabette farklılaşmanın yalnızca ürün üzerinden sağlanamayacağını belirten Uluköy, Wong’s’ın reçeteden mağaza atmosferine kadar bütün unsurları tek bir deneyimin parçaları olarak ele aldığını söyledi.
Uluköy, “Bizim için fark sadece tavuğun çıtır olması değil. Ürünün reçetesinden hazırlanışına, kullanılan baharatlardan soslara, ekmekten ambalaja, mağaza atmosferinden çalışanların görünümüne kadar bütün deneyimi birlikte tasarlıyoruz. Çünkü insanların sadece bir tavuk burger yemesini değil, Wong’s deneyimini hatırlamasını istiyoruz.” diye konuştu.
Markanın yaklaşımını “Biz ürün değil, tekrar yaşanmak istenecek bir deneyim tasarlıyoruz.” sözleriyle özetleyen Uluköy, ürün ile marka kimliğinin birlikte geliştirilmesine önem verdiklerini aktardı.
“GEÇMİŞTEN İLHAM ALIYORUZ AMA GEÇMİŞTE YAŞAMIYORUZ”
Wong’s’ın görsel dünyasında nostaljik unsurlarla yeni nesil yaklaşımın bir araya getirildiğini ifade eden Uluköy, 1980’ler ve eski Amerikan fast-food kültürünün bazı görsel kodlarından yararlandıklarını belirtti.
Uluköy, “Wong’s biraz nostaljik, biraz asi ama aynı zamanda yeni nesil bir tarafı var. 80’lerden ve eski Amerikan fast-food kültüründen bazı görsel kodları alıyoruz ama bunu birebir kopyalamıyoruz. Bugünün müşterisine göre yeniden yorumluyoruz. Yani geçmişten ilham alıyoruz ama geçmişte yaşamıyoruz.” dedi.
HER ŞUBEDE AYNI LEZZET İÇİN STANDARDİZASYON
Markanın büyüme sürecindeki önceliklerinden birinin standardizasyon olduğunu vurgulayan Uluköy, farklı şubelerde müşterilere aynı ürün ve hizmet deneyiminin sunulmasını hedeflediklerini kaydetti.
Uluköy, “Bizim için en önemli konulardan biri standardizasyon. Bir müşteri Bakırköy’de Wong’s yediğinde aldığı deneyimin Sefaköy’de, Kadıköy’de veya ileride başka bir şehirde de aynı olması gerekiyor. Bunun için ürün reçetelerinden hazırlama süreçlerine kadar birçok şeyi sistematik hale getiriyoruz. Amacımız her şubede aynı lezzeti tesadüfe bırakmamak.” ifadelerini kullandı.
FRIED CHICKEN MERKEZDE, ÜRÜN DÜNYASI GENİŞLEYECEK
Wong’s’ın merkezinde fried chicken bulunduğunu ancak markayı yalnızca tavuk ürünleri satan bir işletme olarak konumlandırmadıklarını belirten Uluköy, ürün çeşitliliğinin ilerleyen dönemde genişletileceğini açıkladı.
Uluköy, “Fried chicken bizim merkezimiz ama Wong’s’ı sadece tavuk satan bir marka olarak görmüyoruz. Burgerler, soslar, yan ürünler ve ilerleyen dönemde geliştireceğimiz yeni ürünlerle kendi ürün dünyamızı oluşturmak istiyoruz.” dedi.
DÖRT AKTİF ŞUBE, İKİ YENİ LOKASYON İÇİN HAZIRLIK
Wong’s’ın İstanbul’daki şube yapılanmasına ilişkin bilgi veren Uluköy, Bakırköy, Sefaköy, Kadıköy ve Ümraniye’de aktif şubelerinin bulunduğunu, Üsküdar ve Fatih için de hazırlıkların devam ettiğini bildirdi.
Markanın büyümesinde franchise sisteminin önemli bir yere sahip olacağını belirten Uluköy, şube sayısını artırmanın tek başına hedef olmadığını söyledi.
Uluköy, “Wong’s sadece bizim işlettiğimiz birkaç şubeden oluşsun istemiyoruz. Doğru insanlarla, doğru lokasyonlarda büyüyebilecek bir marka olduğuna inanıyoruz. Ancak bizim için franchise vermek sadece şube sayısını artırmak değil. Markanın karakterini ve ürün kalitesini koruyarak büyümek çok daha önemli.” ifadelerini kullandı.
Uluköy, büyüme stratejisini ise “Hızlı büyümekten ziyade doğru büyümeyi önemsiyoruz.” sözleriyle anlattı.
İLK 10 ŞUBE İÇİN İSİM HAKKI BEDELİ ALINMAYACAK
Franchise sistemine katılacak ilk yatırımcılara yönelik planlanan uygulamaları da açıklayan Uluköy, ilk 10 şube için isim hakkı bedeli alınmayacağını söyledi.
Uluköy, “İlk 10 şubemiz için yatırımcılarımızı desteklemek adına isim hakkı bedeli almıyoruz. Ayrıca ilk iki ay cirodan pay almıyoruz. Buradaki amacımız sadece franchise satmak değil, Wong’s büyüme dönemini yatırımcılarımızla birlikte oluşturmak.” dedi.
HEDEF ÖNCE İSTANBUL, ARDINDAN TÜRKİYE VE YURT DIŞI
Uzun vadeli planlarını da paylaşan Uluköy, Wong’s’ın yalnızca şube sayısıyla ölçülen bir marka olmasını istemediklerini, belirli bir lezzet, atmosfer ve kalite anlayışıyla tanınmasını hedeflediklerini belirtti.
Uluköy, “Hedefimiz sadece çok sayıda şubeye ulaşmak değil. İnsanların Wong’s dediğinde belirli bir lezzeti, belirli bir atmosferi ve belirli bir kalite anlayışını düşünmesini istiyoruz. Önce İstanbul’da güçlü bir yapı oluşturmak, sonrasında Türkiye genelinde büyümek ve ileride markayı yurt dışına taşımak istiyoruz.” diye konuştu.
Markanın yaklaşımını tek cümleyle ifade eden Uluköy, “Wong’s, lezzeti tesadüfe bırakmayan ve deneyimi ürünün önüne taşıyan yeni nesil bir marka.” dedi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0