Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran: “32 kriter sağlık turizminde kalite ve sürdürülebilirlik için yeni dönemi başlatıyor”

Uluslararası sağlık turizminde faaliyet gösteren hastane, tıp merkezi, tıbbi laboratuvar ve diyaliz merkezlerini kapsayan 32 kriterli sertifikasyon sistemi yeni hazırlık sürecini beraberinde getiriyor. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, sağlık tesislerinin personel, dijital altyapı, hasta güvenliği, süreç yönetimi ve memnuniyet başlıklarında denetim öncesi iç değerlendirme yapması gerektiğini belirtti.

Ağu 19, 2026 - 17:28
 0  0
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran: “32 kriter sağlık turizminde kalite ve sürdürülebilirlik için yeni dönemi başlatıyor”

Uluslararası sağlık turizminde faaliyet gösteren sağlık tesisleri için uygulanan 32 kriterli sertifikasyon sistemi, kuruluşların hazırlık süreçlerini yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor. Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik kapsamında hastaneler, tıp merkezleri, tıbbi laboratuvarlar ve diyaliz merkezleri için TÜSKA akreditasyonu, diğer sağlık tesisleri için ise Bakanlık tarafından düzenlenecek sertifika zorunluluğu bulunuyor.

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, yeni kriter setinin sağlık turizmindeki yaklaşımı değiştirdiğini belirterek, “Sağlık turizmi artık yalnızca yabancı hastanın tesise getirilmesi ve tedavisinin gerçekleştirilmesi olarak değerlendirilemez. Yeni yaklaşım; hasta başvurusundan tedaviye, bilgilendirmeden taburculuk sonrası takibe kadar bütün sürecin sistematik, kayıtlı, ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesini gerektiriyor” dedi.

Seyran, 32 kriterin yalnızca fiziksel kapasiteyi değil, insan kaynağı, süreç yönetimi, dijital altyapı, hasta güvenliği, iletişim kapasitesi ve hasta memnuniyetini birlikte değerlendirdiğini ifade etti.

“%80 EŞİĞİ TESİSLER İÇİN ÖNEMLİ BİR UYARI”

Sertifikasyon kapsamında kriterlerin en az yüzde 80'inin karşılanması gerektiğine dikkat çeken Seyran, sağlık tesislerinin denetimden önce kendi iç değerlendirmelerini yapmasının önem taşıdığını söyledi.

Seyran, kriterlerin yüzde 80'ini karşılayamayan tesislerin yeniden denetime en erken bir ay sonra tabi tutulabileceğini belirterek, “Sağlık tesislerinin denetim günü eksiklerini görmesini beklemek yerine, bugün itibarıyla kendi içlerinde 32 kriter üzerinden bir hazırlık ve ön değerlendirme yapmaları gerekiyor. Hangi kriterin karşılandığı, hangi kriterin dokümantasyon eksikliği nedeniyle risk taşıdığı ve hangi kriterde uygulama eksikliği bulunduğu önceden ortaya konulmalı” ifadelerini kullandı.

Hazırlanan prosedürlerin yalnızca doküman olarak bulunmasının yeterli olmadığını belirten Seyran, prosedürlerin sahada gerçekten uygulanabildiğinin de kanıtlanması gerektiğini vurguladı.

“İNSAN KAYNAĞI SAĞLIK TURİZMİNİN MERKEZİNDE”

Yeni sistemde insan kaynağının önemli bir değerlendirme alanı olduğunu belirten Seyran, uluslararası sağlık turizmi biriminde görev yapan personelin belirlenmesi, en az bir yabancı dil bilen ve geçerli dil belgesine sahip personelin bulunması ve uluslararası hastalara doğrudan hizmet verecek sağlık personelinin gerekli eğitimleri almasının önem taşıdığını söyledi.

Seyran, “Uluslararası hastaya hizmet veren bir sağlık tesisinde yabancı dil bilen personelin bulunması tek başına yeterli değildir. Bu personelin görevi, yetkisi ve sorumluluğu tanımlanmalı; gerekli eğitimleri almalı ve ilgili kayıtları güncel tutulmalıdır. Dolayısıyla sağlık turizmi birimi, kurumun organizasyon şemasında gerçek anlamda işleyen bir yapı haline gelmelidir” dedi.

Kriter setinde uluslararası hastalara hizmet verecek hekim ve personel bilgilerinin Sağlık Turizmi Portalına, uzmanlık belgeleri ve varsa özellikli sertifikaların ise EKİP Portalına yüklenmesi öngörülüyor. Seyran, sağlık tesislerinin personel bilgilerinin ve belgelerinin dijital sistemlerde güncel tutulmasına da dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.

“ULUSLARARASI HASTA DENEYİMİ BAŞTAN SONA YÖNETİLMELİ”

Uluslararası hasta deneyiminin tedavi süreciyle sınırlı olmadığını ifade eden Seyran, hasta kabulünden bilgilendirmeye, tedaviden taburculuğa, seyahat sürecinden tedavi sonrası takibe kadar bütün aşamaların tanımlanması ve kayıt altına alınması gerektiğini belirtti.

Seyran, “Uluslararası hasta açısından deneyim, hastaneye girdiği anda başlayıp taburcu olduğu anda bitmiyor. Hastanın ilk iletişiminden randevusuna, kabulünden tedavisine, taburculuğundan ülkesine dönüşüne kadar bütün süreç bir bütün olarak ele alınmalı” diye konuştu.

“DİJİTAL GÖRÜNÜRLÜK SERTİFİKASYONUN BİR PARÇASI”

Sertifikasyon kriterlerinin sağlık tesislerinin dijital iletişim kapasitesini de kapsadığını belirten Seyran, uluslararası hastalara yönelik web sayfası bulunması, web sitesinde en az bir yabancı dil seçeneğinin yer alması, sosyal medya kanallarının kullanılması ve yabancı dilde bilgilendirme materyallerinin bulunmasının beklendiğini söyledi.

Seyran, “Uluslararası sağlık turizminde dijital görünürlük artık pazarlama açısından olduğu kadar kurumsal yeterlilik açısından da önem taşıyor. Bir sağlık tesisinin uluslararası hastaya hangi hizmeti sunduğunu, nasıl ulaşılabileceğini ve süreçlerin nasıl işlediğini yabancı dilde açık biçimde anlatabilmesi gerekiyor” dedi.

“HASTA MEMNUNİYETİ ÖLÇÜLMELİ VE İYİLEŞTİRMEYE DÖNÜŞMELİ”

Yeni sistemde hasta memnuniyeti ve geri bildirim mekanizmalarının da değerlendirme alanları arasında bulunduğunu belirten Seyran, sağlık tesislerinin uluslararası hastaların görüş, öneri ve şikâyetlerini alabilecekleri bir sistem kurması, elde edilen verileri analiz etmesi ve gerekli iyileştirmeleri gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.

Seyran, “Hasta memnuniyeti yalnızca bir anket formu değildir. Kaç hastadan geri dönüş alındığı, hangi sorunların ortaya çıktığı, bu sorunlara karşı ne yapıldığı ve yapılan iyileştirmenin sonucunun ne olduğu gösterilebilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

“HASTA GÜVENLİĞİ VE TEDAVİ SONRASI SÜREÇ DE DENETLENECEK”

Hasta güvenliği, veri gizliliği ve tedavi sonrası süreçlerin de sertifikasyon kapsamında ele alındığını belirten Seyran, uluslararası hastaların sağlık bilgilerinin korunması, aydınlatılmış onam süreçlerinin yürütülmesi, anamnez bilgilerinin alınması ve güvenli ilaç kullanımı konusunda bilgilendirme yapılmasının önem taşıdığını söyledi.

Tedavi sonrası seyahat süreçlerinin yönetilmesinin de kriterler arasında bulunduğunu aktaran Seyran, uluslararası hastaların hizmet aldığı fiziksel alanların düzenlenmesi, yönlendirme sistemlerinin oluşturulması, temizlik süreçlerinin planlı yürütülmesi ve hastaların kolay internet erişimine sahip olmasının beklendiğini belirtti.

“SAĞLIK TESİSLERİ HAZIRLIĞA BUGÜNDEN BAŞLAMALI”

Sağlık tesislerinin kriterleri yalnızca bir denetim hazırlığı olarak görmemesi gerektiğini ifade eden Seyran, sistemin kurumsal kapasitenin geliştirilmesi açısından da fırsat sunduğunu söyledi.

Seyran, “Sağlık tesislerimiz için bu süreci bir denetimden geçme zorunluluğu olarak değil, sağlık turizmi kapasitelerinin kurumsallaştırılması fırsatı olarak görmelerini öneriyorum. 32 kriterin tamamı bir arada değerlendirildiğinde aslında uluslararası hasta yönetiminin temel yapı taşlarını ortaya koyuyor” dedi.

Seyran, sağlık tesislerinin özellikle personel yapılanması, görev tanımları, eğitimler, süreç prosedürleri, Sağlık Turizmi Portalı ve EKİP kayıtları, yabancı dilde iletişim, hasta memnuniyeti, veri güvenliği, anamnez, ilaç yönetimi, tedavi sonrası takip ve fiziksel ortam başlıklarında hazırlıklarını yıl sonuna bırakmadan tamamlaması gerektiğini belirtti. Seyran ayrıca sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanlığının duyuru ve ikazlarını takip etmesi gerektiğini vurguladı.

“YENİ DÖNEM KALİTE ODAKLI SAĞLIK TURİZMİNİ GÜÇLENDİRECEK”

Türkiye’nin sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Seyran, uluslararası rekabetin yalnızca fiyat ve tıbbi başarı üzerinden yürütülmediğini ifade etti.

Seyran, “Türkiye sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip. Ancak uluslararası rekabet yalnızca fiyat veya klinik başarı üzerinden yürümüyor. Güven, kalite, iletişim, hasta deneyimi, süreç yönetimi ve kurumsal kapasite de en az tıbbi başarı kadar önemli. Yeni sertifikasyon yaklaşımının doğru uygulanması, Türkiye'nin sağlık turizminde kalite odaklı ve sürdürülebilir bir marka oluşturmasına katkı sağlayabilir” diye konuştu.

Sağlık tesislerinin 32 kriteri “Mevcut durum, Eksiklik, Gerekli doküman, Uygulama ve Kanıt” yaklaşımıyla incelemesinin değerlendirme sürecine daha güçlü hazırlık sağlayacağını belirten Seyran, yeni dönemin yalnızca belge sahibi olmayı değil, belgeyi destekleyen sürdürülebilir bir kalite ve yönetim sisteminin kurulmasını gerektirdiğini ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0