MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörü yerle yeksan edecek, huzuru arşa çıkartacağız”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecinden belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarına, ekonomiden yükseköğretime, Kıbrıs meselesinden Türk dünyasına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedeflerine ilişkin kararlılık mesajı verirken, 2027 yılı bütçe görüşmeleri ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Ekim 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefi, finansal piyasalara yönelik soruşturmalar, belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, Türk milliyetçiliği, üniversiteler, bölgesel güvenlik ve 2027 yılı merkezi yönetim bütçesi konularını değerlendirdi.
“Afetlerle Mücadele Stratejik Bir Kamu Politikası Olarak Ele Alınmalı”
Konuşmasına İstanbul ve bazı şehirlerde meydana gelen aşırı yağış ve sel felaketlerinde hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı dileyerek başlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, afetlere hazırlık konusunda altyapı ve şehir planlamasının önemine dikkat çekti.
Bahçeli, “Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte, yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu da ortadadır.” dedi.
Afet yönetiminin yalnızca olay sonrasındaki müdahalelerle sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Afetlerle mücadele, bütün kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı; yer seçiminden riskli alanların dönüştürülmesine ve ıslah projelerine kadar doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır.”
“Milletimizin Helal Tasarrufuna Göz Dikenlere En Güçlü Yaptırımlar Uygulanacaktır”
Finansal piyasalara yönelik fon soruşturmasına değinen Bahçeli, sermaye piyasalarının güvenilirliğinin ekonomik istikrar açısından önem taşıdığını belirtti.
Bahçeli, soruşturmaya ilişkin değerlendirmesinde, “Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamındaki iddialara ilişkin hukuki süreçlerin önemini vurgulayan Bahçeli, “Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır.” dedi.
Suçluların ortaya çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi için atılan adımlardan memnuniyet duyduğunu belirten Bahçeli, ilgili yasal düzenlemenin TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunduğunu hatırlattı.
Bahçeli, “Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ekonomisinin durumuna ilişkin de konuşan Bahçeli, “Milletimiz emin olsun! Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.” ifadelerini kullandı.
MHP'nin adaletli gelir dağılımına yönelik politikaları takip edeceğini belirten Bahçeli, dar gelirli vatandaşların beklentilerinin karşılanması için gerekli adımların atılacağını kaydetti.
“Mahkemeler Siyasi Gösterilerin Değil, Savunma Hakkının Esas Alındığı Yerlerdir”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere çeşitli belediyeler hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına da değinen Bahçeli, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda hukuki ve ahlaki sorumluluğa dikkat çekti.
Bahçeli, 3 Ekim 2026 tarihli açıklamasını hatırlatarak, “Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.” ifadelerini yineledi.
Belediyelerdeki ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamalarına ilişkin çıkar ilişkisi iddialarını değerlendiren Bahçeli, bu tür uygulamaların ceza hukukunun yanı sıra kamu ahlakıyla da ilgili olduğunu savundu.
Devam eden yargı süreçlerinde hukuki savunmanın esas alınması gerektiğini belirten Bahçeli, şunları söyledi:
“Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil; savunma hakkının esas alındığı yerlerdir.”
“Basın Özgürlüğü Suç İşleme Özgürlüğü Değildir”
Basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaları da değerlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özgür medyanın demokratik toplumlar açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Bahçeli, “Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
Medya kuruluşlarının da hukuk karşısında sorumluluk taşıdığını belirten Bahçeli, “Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.” ifadesini kullandı.
Sosyal medya üzerinden oluşturulduğunu savunduğu algı çalışmalarına karşı vatandaşları uyaran Bahçeli, resmî açıklamaların esas alınması gerektiğini belirtti.
“Türk Milliyetçiliğinin Kurumsal Kalesi Milliyetçi Hareket Partisidir”
Konuşmasının önemli bir bölümünü Türk milliyetçiliğinin tarihsel ve düşünsel temellerine ayıran Bahçeli, milliyetçilik anlayışlarının yalnızca geçmişe dayalı bir siyasi yaklaşım olmadığını vurguladı.
Yunus Emre, İbni Haldun, Ahi Evran, Dede Korkut ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün düşüncelerinden örnekler veren Bahçeli, tarih bilinci ve kültürel sürekliliğin milli birlik açısından önemini anlattı.
Bahçeli, Türk milliyetçiliğini etnik temelde tanımlayan yaklaşımlara karşı çıkarak şu ifadeleri kullandı:
“Türk Milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil; Onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır. Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır.”
MHP'ye yönelik eleştirilere de karşılık veren Bahçeli, milliyetçilik adına hareket ettiğini söyleyen bazı çevreleri hedef aldı.
Bahçeli, “Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar! Siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Türk milliyetçiliğinin kurumsal temsilinin MHP olduğunu savunan Bahçeli, “Bunun için diyoruz ki; Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket partisidir.” dedi.
Milliyetçi çevrelere birlik çağrısı yapan Bahçeli, “Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.” ifadelerini kullandı.
“Stratejik Hedefimiz Lider Ülke ve Süper Güç Türkiye'nin İnşasıdır”
Türkiye'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, ülkenin karşı karşıya bulunduğu fırsatların ve sınamaların uzun vadeli bir stratejiyle ele alınması gerektiğini belirtti.
Bahçeli, “Stratejik hedefimiz Lider Ülke ve Süper güç Türkiye’nin inşasıdır.” dedi.
Yasama, yürütme ve yargı arasındaki dengenin korunmasının önemine değinen Bahçeli, hukukun üstünlüğü, kurumsal kapasite, toplumsal dayanışma ve ekonomik istikrarın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Milliyetçilik anlayışlarının bilim ve teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Köklerimize bağlı kalırken bilime, teknolojiye ve evrensel bilgi birikimine açık olmayı, millî kimliğimizi korurken dünyayı anlamayı, tarihimizden güç alırken geleceğin rekabet koşullarına hazırlanmayı öngörüyoruz.” açıklamasında bulundu.
“Terörsüz Türkiye Hedefini Terörsüz Bölge Vizyonundan Ayrı Düşünemeyiz”
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Bahçeli, güvenlik politikalarının hukuk ve toplumsal mutabakatla birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir.” dedi.
Türkiye'nin sınırları dışındaki silahlı yapıların komşu ülkelerin istikrarını ve Türkiye'nin güvenliğini tehdit ettiğini belirten Bahçeli, bölgesel güvenliğin önemini vurguladı.
Bahçeli, “Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini, terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz.” ifadelerini kullandı.
Irak ve Suriye'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Bağdat yönetiminin silahlı yapıların tasfiyesine yönelik girişimlerini ve SDG/YPG'nin askerî varlığının sona erdirilerek Suriye devletinin kurumlarına entegrasyonuna yönelik adımları değerlendirdi.
Bahçeli, “Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat edilen Terörsüz Türkiye hedefimiz, bölgesel bir boyut da kazanmaktadır.” dedi.
İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında Ankara'da yaptığı açıklamayı hatırlatan Bahçeli, PJAK ve bağlantılı yapıların silah bırakmasının bölgesel barışa katkı sağlayacağını belirtti.
Bahçeli, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Terörsüz Bölge, bu coğrafyada bir arada yaşamaktan başka seçeneği olmayan Türkün de Arabın da Kürdün de cümle halkların da huzuru, barışı, refah ve mutluluğu için tarihî ve vicdanî mesuliyetidir. İnşallah bu hedeflere ulaşacağız. Terörü yerle yeksan edecek, huzuru arşa çıkartacağız.”
“Üniversitelerimiz Ülkemizin Köklü Sorunlarına Çözüm Üretmeli”
Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, üniversitelerin toplumsal sorunların çözümünde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, Türkiye'de 129'u devlet üniversitesi olmak üzere toplam 208 üniversite bulunduğunu, yükseköğretimdeki öğrenci sayısının ise 6 milyon 554 bin 312 olduğunu açıkladı.
Üniversitelerin bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerektiğini belirten Bahçeli, “Bu bağlamda saygın bilim insanlarımız çalışmalarında toplumsal meseleleri de öncelemeli ve çözüm yolları üreterek devletimizin istifadesine sunmalıdır.” dedi.
Yükseköğretime erişimin artmasının nitelikli eğitimle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, üniversitelerin milli kültür ve bilimsel gelişme arasında güçlü bir bağ kurması gerektiğini savundu.
Bahçeli, “Üniversitelere yapılan yatırım, gençliğe, geleceğe, ülkemizin aklına, üretim ve teknik kapasitesine yapılan yatırımdır.” ifadelerini kullandı.
Gençlere de seslenen Bahçeli, toplumsal kargaşa ve provokasyonlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.
Bahçeli, “Bizim gözümüzde her Türk genci korunması gereken birer emanet, her evladımız, tek başına milli servettir.” dedi.
“Birleşik Kıbrıs Federasyonu Ham Bir Hayaldir”
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcileri ile Rum tarafı arasındaki temasların yakından takip edildiğini belirtti.
Rum basınına yansıyan Kapalı Maraş'ın Birleşmiş Milletler yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı'nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesi yönündeki iddialara değinen Bahçeli, bunların Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Bahçeli, “Birleşik Kıbrıs Federasyonu ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir.” dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayan vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulunan Bahçeli, “Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır!” ifadelerini kullandı.
“İsrail'in Saldırılarının Son Bulması İçin Uluslararası Toplum Kararlı Olmalı”
Orta Doğu'daki güvenlik sorunlarını da değerlendiren Bahçeli, İsrail'in bölgedeki politikalarını eleştirdi.
Bahçeli, “Öte yandan İsrail, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden kışkırtıcı ve yayılmacı politikalarıyla katliamlarını sürdürmektedir.” dedi.
İsrail'in saldırılarının durdurulması için uluslararası toplumun caydırıcı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Yemen kaynaklı istikrarsızlık ve Suudi Arabistan'daki sivilleri hedef alan Husi saldırılarına karşı çok taraflı diplomasinin işletilmesi çağrısında bulundu.
Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrara yönelik diplomatik yaklaşımını desteklediğini belirten Bahçeli, dış politikada çok yönlü ilişkilerin önemine dikkat çekti.
“Türk Dünyasının Kalbi Ankara'da Atacaktır”
Türk Devletleri Teşkilatı'nın uluslararası ilişkilerdeki rolünü değerlendiren Bahçeli, Türk devletleri arasındaki ekonomik, siyasi, kültürel ve bilimsel iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenleneceğini açıkladı.
Zirvenin Ankara'da gerçekleştirileceğini belirten Bahçeli, “Türk Devletleri Teşkilatının 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek 13’ncü Zirvesi ile Türk Dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır.” dedi.
Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünün Türk dünyasıyla birlikte kutlanacağını ifade eden Bahçeli, zirvenin birlik ve beraberlik açısından önem taşıdığını vurguladı.
“Cumhur İttifakı Olarak Milletimizin Her Ferdine Elimizi Uzatacağız”
Türkiye'nin siyasi geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın toplumsal birlik ve ekonomik refah hedeflerine bağlılığını sürdüreceğini belirtti.
Bahçeli, “Cumhur İttifakı olarak milletimizin her ferdine elimizi uzatıp huzur, güven ve refah dolu bir geleceğin mimarı olacağız.” dedi.
Ekonomik ve sosyal politikaların vatandaşların yaşam koşulları gözetilerek hazırlanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Ekonomik ve sosyal politikaları, insanımızın onurlu bir yaşam sürme hakkını dikkate alarak şekillendireceğiz.” açıklamasında bulundu.
Devletin kuruluş ilkeleri ve Cumhuriyet'in temel niteliklerine bağlılıklarını sürdüreceklerini vurgulayan Bahçeli, siyasi kutuplaşmadan uzak bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti.
“2027 Yılı Bütçesine Pozitif Katkıda Bulunulmalı”
Konuşmasının son bölümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan bütçe tekliflerine değinen Bahçeli, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi ve Sayıştay raporlarının TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlattı.
Bahçeli, “Öngörülebilirliği artıran, üretim kapasitesini genişleten, sosyal devlet ilkesini güçlendiren bir bütçe olarak tanımlanan 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin milletimize, ülkemize, devlet ve toplum hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
MHP milletvekillerinden bütçe görüşmelerini yakından takip etmelerini isteyen Bahçeli, komisyon çalışmalarında görüş ve önerilerin dile getirilmesi gerektiğini belirtti.
Bahçeli, milletvekillerine yönelik çağrısında, “Siz değerli milletvekillerimizin; komisyon görüşmelerini yakından takiple görüş ve düşüncelerini açıklamalarını, anlamsız münakaşalardan kaçınarak Cumhur İttifakı’nın siyasi doğasına uygun hareket etmelerini ve bütçe sürecine pozitif katkıda bulunmalarını bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasını milletvekillerine ve toplantıyı takip eden vatandaşlara iyi dileklerini ileterek tamamladı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0