İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun: “İhmali ya da kusuru bulunan tüm kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduk”

İYİ Parti Başkanlık Divanı üyeleri ve milletvekillerinden oluşan heyet, kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan sürece ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu önünde açıklama yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, yüz binlerce yatırımcıyı etkilediğini belirttiği süreçte ihmali veya kusuru bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

Eyl 30, 2026 - 20:31
 0  0
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun: “İhmali ya da kusuru bulunan tüm kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduk”


İYİ Parti Başkanlık Divanı üyeleri ve milletvekillerinden oluşan parti heyeti, sermaye piyasalarında yaşanan ve kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan sürece ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) önünde basın açıklaması yaptı. Heyet adına konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, sürecin yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı ele alınmaması gerektiğini savunarak kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna işaret etti.

Olgun, SPK’nin 17 Eylül 2026 tarihinde 7 portföy yönetim şirketine ait fonları TEFAS’ta alım satıma kapattığını ve 131 fonun tasfiyesine karar verdiğini belirterek, parti açıklamasında yer verilen verilere göre 455 bin 758 yatırımcının birikiminin süreçten etkilendiğini ve tasfiye kapsamındaki fon büyüklüğünün 800 milyar lirayı aştığını söyledi.

Olgun, “Bu rakamların arkasında ikramiyesini değerlendirmek isteyen emekliler, çocuğunun eğitimi için birikim yapan aileler, enflasyon karşısında alın terini korumaya çalışan esnaf, işçi ve memurlar vardır.” dedi.

“TEHLİKE BİLİNİYORDU”

Hakan Şeref Olgun, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile dönemin SPK Başkanı’nın Kasım 2025’te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığına ilişkin açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Finansal İstikrar Komitesinin Aralık 2025’te konuyu gündemine aldığını ve SPK bünyesinde çalışma grubu kurulduğunu belirten Olgun, kapsamlı düzenlemenin ise 28 Ağustos 2026 tarihinde geldiğini ifade etti.

Olgun, parti açıklamasındaki verilere dayanarak, bu dönemde tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğünün 297 milyar liradan 822 milyar liraya yükseldiğini kaydetti.

Olgun, “Yangını gören ama itfaiyeyi on ay sonra çağıran bir yönetimin bugün ‘gerekli adımlar atıldı’ demesi, kamu vicdanında hiçbir karşılık bulmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

“SORUŞTURMA İZİNLERİ VERENLERİ DE KAPSAMALI”

Sorunun birkaç fon yöneticisinin eylemleriyle sınırlı olmadığını savunan Olgun, düşük fiili dolaşım oranına sahip hisselerde yoğunlaşan pozisyonların, şirketlerin finansal göstergeleriyle açıklanamadığını ileri sürdüğü fiyat hareketlerinin ve yurt dışındaki hesaplara gerçekleştirildiği iddia edilen para transferlerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.

Olgun, “Bu dosya birkaç fon yöneticisinin üzerine yıkılıp gözaltına alınması veya tutuklanmasıyla kapatılamaz. Soruşturma, izinleri verenleri, uygunluk denetimini yapanları, uyarıları masada bekletenleri ve varsa bu yapılara siyasi himaye sağlayanları da kapsamalıdır.” dedi.

İYİ Partili Olgun, soruşturmanın temmuz ayında başladığını ve şüphelilere eylül başında yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini belirterek, krizin merkezinde bulunduğunu söylediği isimlerden birinin bu yasağa rağmen ülkeyi terk ettiğini öne sürdü.

Yatırımcıların fonlarının durumuna ilişkin açık ve düzenli biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Olgun, “Vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu şey nasihat değil; fon bazında varlık dökümü, tasfiye takvimi ve hak arama yollarına ilişkin açık, düzenli ve güvenilir bilgidir.” diye konuştu.

KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Olgun, İYİ Parti olarak yargı yoluna başvurduklarını açıklayarak, süreçte ihmali veya kusuru bulunduğunu ileri sürdükleri kamu görevlileri hakkında yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

Olgun, “Manipülasyon uyarılarına rağmen on ay boyunca gerekli tedbirleri almayarak yüz binlerce vatandaşımızın zararına sebebiyet veren ve bu süreçte ihmali ya da kusuru bulunan tüm kamu görevlileri hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu başta olmak üzere, piyasa dolandırıcılığı, bilgi suistimali, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kara para aklama gibi suçlardan yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk.” ifadelerini kullandı.

Suç duyurusunun kamu görevlileriyle sınırlı olmadığını belirten Olgun, fon varlıklarının yatırımcıların aleyhine kullanılıp kullanılmadığının ve şirket ortakları, yöneticileri ile bağlantılı kişilerin olası cezai sorumluluklarının araştırılmasını talep ettiklerini aktardı.

Olgun ayrıca, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 115’inci maddesine atıfta bulunarak SPK’ye çağrı yaptı ve kuruldan piyasa dolandırıcılığı ile bilgi suistimali suçlarına ilişkin yetkilerini “hiçbir kişi ve kurum ayrımı gözetmeden” kullanmasını istedi.

“İSTİFA ETMELİ VEYA GÖREVDEN ALINMALIDIR”

Sürecin siyasi sorumluluğunun da bulunduğunu savunan Olgun, açıklamasında istifa çağrısında bulundu.

Olgun, “Manipülasyonu Kasım 2025’te bizzat kendi ağzıyla ilan edip on ay boyunca seyirci kalanlar, uyarıları masada bekletenler ve bu yapıların büyümesine göz yumanlar, iktidarda ya da iktidarın ortağı konumunda olmalarına bakılmaksızın, üstlendikleri her türlü görev ve makamdan derhal istifa etmeli veya görevden alınmalıdır.” dedi.

Geçmişte yaşanan Banker Kastelli krizine de değinen Olgun, 1982 yılında dönemin Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Turgut Özal ile Maliye Bakanı Kaya Erdem’in görevlerinden istifa etmelerini hatırlatarak, mevcut süreçte de siyasi sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini savundu.

Olgun, “Bu ülkede makam bir ayrıcalık değil, emanettir ve emanete sahip çıkamayanın o emaneti bırakması, onurlu bir siyasetçiye yakışan tek davranıştır.” ifadelerini kullandı.

“GÜVENİN YENİDEN TESİSİ HESAP VERİLEBİLİRLİKLE MÜMKÜN”

Fon krizinin yalnızca mevcut yatırımcıları değil, Türkiye’de sermaye piyasalarına duyulan güveni de etkilediğini belirten Olgun, yerli tasarrufların üretim ve yatırıma yönlendirilebilmesi için yatırımcı güveninin korunması gerektiğini söyledi.

Olgun, “Güvenin yeniden tesisi ancak hesap sorulan, kuralların herkese eşit uygulandığı ve denetimin gerçekten işlediği bir düzenle mümkündür.” dedi.

İYİ Parti’nin sürecin siyasi, bürokratik ve cezai boyutlarının araştırılması için çalışmalarını sürdüreceğini ifade eden Olgun, konunun TBMM’de, yargı önünde ve kamuoyu nezdinde takipçisi olacaklarını kaydetti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0