HÜDA PAR Aile Başkanlığı: “Kendi medenî hukukumuzu kendi köklerimizi esas alarak yeniden oluşturmalıyız”

HÜDA PAR Aile Başkanlığı, 743 sayılı Türk Kanunumedenisi’nin 4 Ekim 1926’da yürürlüğe girmesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, İsviçre Medenî Kanunu esas alınarak oluşturulan hukuk düzenlemelerini eleştirdi. Kanunların toplumun tarihî, kültürel, sosyal ve ekonomik gerçekleriyle uyumlu olması gerektiğini belirten Başkanlık, medenî hukukun toplumun kendi değerleri temelinde yeniden oluşturulması çağrısında bulundu.

Ekim 4, 2026 - 11:18
 0  0
HÜDA PAR Aile Başkanlığı: “Kendi medenî hukukumuzu kendi köklerimizi esas alarak yeniden oluşturmalıyız”


HÜDA PAR Aile Başkanlığı, 4 Ekim 1926’da yürürlüğe giren 743 sayılı Türk Kanunumedenisi’nin yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, İsviçre Medenî Kanunu esas alınarak hazırlanan düzenlemenin Türkiye’nin tarihî ve kültürel gerçekleriyle uyuşmadığı savunularak, toplumun kendi değerlerini esas alan bir medenî hukuk anlayışının oluşturulması gerektiği belirtildi.

Medenî Kanun'un tarihsel sürecine dikkat çekildi

Açıklamada, 743 sayılı Türk Kanunumedenisi’nin kabul ve yürürlüğe giriş sürecine ilişkin, “4 Nisan 1926'da Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girmiştir. İsviçre Medenî Kanunu esas alınarak yapılan bu düzenleme yaklaşık 75 yıl yürürlükte kalmış, 2002 yılında yerini 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'na bırakmıştır.” ifadelerine yer verildi.

HÜDA PAR Aile Başkanlığı, hukuki düzenlemelerin hazırlandıkları toplumun şartlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Kanunlar toplumsal gerçeklikten kopuk olamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, “Bu nedenle kanunların, içinde bulunduğu toplumun tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik gerçekleri dikkate alınarak şekillenmesi gerekir.” denildi.

“Batı taklitçiliğinin acı bir faturasıdır”

Medenî Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından geçen yaklaşık bir asırlık süreçte aile ve toplum yapısında yaşanan değişimlere değinilen açıklamada, Batı merkezli hukuk anlayışının Türkiye'nin toplumsal değerleriyle uyuşmadığı savunuldu.

HÜDA PAR Aile Başkanlığı, “Dün Batılı ülkelerde yaşanan sorunların bugün farklı bir toplumsal yapıya, kültürel mirasa ve inanca sahip olan ülkemizde yaşanıyor olması kendimize has bir medenî hukuk inşa etmeyişimizin ve Batı taklitçiliğinin acı bir faturasıdır.” ifadelerini kullandı.

“Batı'nın sosyal krizleri artık bizim sorunumuz”

Açıklamada, geçmişte Batılı ülkelerle ilişkilendirilen bazı sosyal sorunların bugün Türkiye açısından da önemli bir mesele hâline geldiği ileri sürüldü.

HÜDA PAR Aile Başkanlığı, “Bir zamanlar Batılı ülkeler için duyduğumuz boşanma oranlarının artışı, evliliklerin azalışı, zina ve cinsel sapkınlıkların normalleşmesi, nüfusun erimesi, ahlaki yozlaşmanın ve teşhirciliğin artması gibi durumlar artık bizim için birinci derecede sorun hâline gelmiştir.” açıklamasını yaptı.

“Kurtuluş, bir zamanlar bizi biz yapan değerlerimizdedir”

Toplumun değerleriyle çatıştığı ve sosyal gerçeklikten koptuğu değerlendirilen kanunların uzun vadede tahribata yol açabileceği savunulan açıklamada, medenî hukukun toplumun kendi tarihî ve kültürel birikimi temelinde yeniden ele alınması çağrısı yapıldı.

HÜDA PAR Aile Başkanlığı, “Bu nedenle yapılması gereken, kendi medenî hukukumuzu kendi köklerimizi esas alarak yeniden oluşturmaktır. Kendi öz değerlerine sırt çeviren hiçbir milletin geleceği yoktur. Kurtuluş, bir zamanlar bizi biz yapan değerlerimizdedir.” ifadelerine yer verdi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0