Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal: “Balıkçılık sürdürülemez hale geldiğinde biten sadece balıklar olmaz”

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, sürdürülebilir balıkçılık, balık stoklarının korunması ve sağlıklı su ürünleri tüketimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ünal, aşırı avcılık, kirlilik ve kötü yönetimin deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek bilimsel ve katılımcı yönetim çağrısı yaptı.

Ağu 31, 2026 - 10:06
 0  0
Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal: “Balıkçılık sürdürülemez hale geldiğinde biten sadece balıklar olmaz”

Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, denizel ekosistemin korunması, balık stoklarının sürdürülebilirliği ve sağlıklı su ürünleri tüketimi konusunda değerlendirmelerde bulundu. Balıkçılığın yalnızca balık stoklarıyla sınırlı bir konu olmadığını belirten Ünal, çevresel, ekonomik ve kültürel boyutları bulunan sektörün geleceği için bütüncül ve katılımcı yönetim yaklaşımının önemini vurguladı.

“BİTEN SADECE BALIKLAR OLMAZ”

Balıkçılığın sürdürülemez hale gelmesinin yalnızca balık stoklarını etkilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Vahdet Ünal, “Balıkçılık sürdürülemez hale geldiğinde biten sadece balıklar olmaz. Ekonomik, sosyal ve çevresel sonuçlar çok daha büyük ve yıkıcı olabilir. Zira sürdürülebilir balıkçılık sadece balıkları korumak değildir; gıdayı, istihdamı, ekonomiyi, kıyı topluluklarını, kültürel mirası ve sağlıklı deniz ekosistemlerini geleceğe taşımaktır” dedi.

DÜNYADAKİ ÇÖKÜŞ ÖRNEKLERİ

Dünyada balık stoklarının çöküşünün sosyal ve ekonomik sonuçlarına ilişkin örnekler bulunduğunu ifade eden Ünal, Kanada’nın Atlantik kıyılarındaki morina stoklarını örnek gösterdi. Ünal, “Kanada’nın Atlantik kıyılarında morina stoklarının çökmesi ve 1992’de uygulanan moratoryum, on binlerce insanın geçim kaynağını kaybetmesine neden oldu. Kanada hükümeti büyük ölçekli destek programlarını uygulamaya geçirdi. Kriz, balıkçıların yanı sıra balıkçılığa bağlı geniş bir ekonomik ağı da etkiledi” ifadelerini kullandı.

Balık stoklarındaki azalmanın denizel ekosistemleri de etkileyebileceğini belirten Ünal, “Balık stoklarının azalması, denizel besin ağlarını ve ekosistemlerin işleyişini bozabilir. Biyolojik çeşitliliğe, ekosistem hizmetlerine ve kıyı topluluklarının yaşam kalitesine zarar verebilir” diye konuştu.

Balığın önemli bir hayvansal protein ve gıda kaynağı olduğunu kaydeden Ünal, stoklardaki azalmanın balıkçılığa bağımlı kıyı topluluklarında gıda güvencesini tehdit edebileceğini belirtti.

BALIK STOKLARINI TEHDİT EDEN FAKTÖRLER

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) balıkçılık ve balık stoklarının korunmasına yönelik belirlediği tehditlere değinen Prof. Dr. Ünal, “FAO, balıkçılığın ve balık stoklarının korunmasının önündeki en büyük tehditleri aşırı ve yasadışı avcılık, kirlilik ve ıskarta oranlarının fazlalığı olarak sıralasa da ben bunlara çok önemli bir tehdidi daha ekliyorum; yanlış veya kötü yönetim” dedi.

Balıkçılık yönetiminin çok disiplinli ve zorlu bir alan olduğunu belirten Ünal, “Balıkçılık yönetimi karmaşık, çok disiplinli ve zorlu bir iştir. Bu konudaki literatür başarıdan çok başarısızlık hikayeleriyle doludur” ifadelerini kullandı.

DOĞRU YERDE, DOĞRU ZAMANDA AVLANMA

Sürdürülebilir avcılık için uyulması gereken temel ilkeleri sıralayan Ünal, “Doğru avlanma; doğru yerde, doğru zamanda, doğru av araçlarıyla, doğru boyutlarda ve doğru miktarda avlanmakla olur” dedi.

Hassas habitatların dışında avlanılması, üreme dönemi dışında av yapılması, çevre dostu av araçlarının kullanılması ve en az bir kez yumurta bırakmış, eşeysel olgunluğa erişmiş balıkların avlanması gerektiğini belirten Ünal, av miktarının da belirlenen kotalarla sınırlandırılması gerektiğini ifade etti.

Av aracı ve minimum av boyu düzenlemelerinin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Ünal, “Deniz koruma alanları oluşturulması, etkili koruma kontrol hizmetleri geliştirilmesi ve kapsamlı bir balıkçılık yönetim planı hazırlanması şarttır” diye konuştu.

BALIK TÜKETİMİNDE BESİN DEĞERİ

Balığın besin değeri açısından önemli bir gıda olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Balık iyi bir protein kaynağıdır. Protein; kasların, dokuların ve enzimlerin yapımı ve yenilenmesi için gereklidir. Özellikle yağlı balıklar, D vitamini ve omega-3 yağ asitleri bakımından daha zengindir” dedi.

D vitamininin kemik sağlığı ve bağışıklık sisteminin normal işlevleri açısından önem taşıdığını, B12 vitamininin ise sinir sistemi ve kan hücrelerinin normal işlevlerine katkıda bulunduğunu belirten Ünal, “Benim favorim sardalya ama deniz ürünlerinin her biri ayrı bir lezzet içerir” ifadelerini kullandı.

TAZELİK VE HİJYEN UYARISI

Sürdürülebilir balıkçılıkta balıkçıların ve tüketicilerin sorumluluklarına da değinen Ünal, balıkçıların kurallara uyması, kooperatifler aracılığıyla karar alma süreçlerine katılması, gerektiğinde veri paylaşımı ve iş birliğine açık olmasının sürece katkı sağlayacağını belirtti.

Tüketicilerin ise hangi balığı, ne zaman ve hangi boyutta tüketeceğini bilmesi gerektiğini ifade eden Ünal, “Tüketiciler tazelik ve hijyen konusunu önemsemeli, balıklarını bu koşulları sağlayan güvendikleri bir yerden almaya dikkat etmelidir” dedi.

Ege kıyılarındaki su ürünleri kooperatiflerinin balık mezatları düzenlediğini aktaran Ünal, “İmkânı olanlar, balık mezatlarına gidip o günün balığını alabilirler. Bu işler bir parça merak ve balık-balıkçılık-deniz kültürünü tanımakla keyif halini alır” ifadelerini kullandı.

Kamu kurumlarının sorumluluğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Vahdet Ünal, “Yapmaları gereken, bilimsel çalışmaları dikkate alan, katılımcı ve bütüncül bir yönetim yaklaşımı benimsemektir” diye konuştu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0