Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler: “2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yarısı miyop olabilir”
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanları, çocukluk çağında görülme sıklığı artan miyopinin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğüne dikkat çekti. İzmir’de değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, erken yaşta başlayan miyopinin ilerleyen yıllarda ciddi göz hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirterek düzenli göz muayenesi, açık havada zaman geçirme ve ekran kullanımının sınırlandırılması çağrısında bulundu.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler ve Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Akgün, modern yaşam alışkanlıklarıyla birlikte çocuklarda görülme sıklığı artan miyopinin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü bildirdi. Uzmanlar, özellikle erken yaşlarda başlayan miyopinin ilerleyen yıllarda görme kaybı riskini artırabilecek yüksek seviyelere ulaşabileceği konusunda aileleri uyardı.
“2050’de dünya nüfusunun yaklaşık yarısı miyop olabilir”
Uluslararası Miyopi Enstitüsü tarafından paylaşılan güncel verileri değerlendiren Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler, dünya genelinde miyopi sıklığının günümüzde yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu belirtti.
Mevcut artış eğiliminin devam etmesi halinde 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yarısının miyop olabileceğinin öngörüldüğünü aktaran Doç. Dr. Biler, hastalığın başlama yaşının ilerleme açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
Doç. Dr. Biler, miyopinin erken yaşta başlaması durumunda ilerleyebileceği sürenin de uzadığına işaret ederek, bunun çocukların ilerleyen yıllarda “yüksek miyopi” kategorisine girme riskini artırdığını kaydetti.
“Miyopi sadece bir gözlük numarası artışı değil”
Miyopinin yalnızca gözlük numarasındaki artış şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Biler, özellikle yüksek miyopinin beraberinde getirebileceği sağlık sorunlarına dikkat çekti.
Doç. Dr. Biler, yüksek miyopinin ilerleyen yaşlarda miyopik makülopati, retina dekolmanı ve glokom gibi doğrudan görme yetisini tehdit edebilen kronik hastalıklar açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Çocukluk çağında miyopinin gelişimini durdurmaya ve ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik önlemlerin önemine değinen Doç. Dr. Biler, bu yaklaşımın “bir tercih değil, zorunluluk” olduğunu ifade etti.
Çocuklara günde en az 1,5 saat açık hava önerisi
Görme sağlığının korunması ve miyopinin ilerlemesinin yavaşlatılması için düzenli göz muayenelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Akgün, çocukların günlük yaşam alışkanlıklarının da göz sağlığında önemli rol oynadığını söyledi.
Dr. Öğr. Üyesi Akgün, “Çocukların günde en az 1,5 saat açık havada zaman geçirmesi sağlanmalıdır. Uzun süreli ve kesintisiz yakın çalışmalardan, özellikle tablet ve telefon gibi ekranlara uzun süre bakmaktan kaçınılmalıdır. Çalışma ortamlarında mutlaka uygun aydınlatma sağlanmalı ve ideal çalışma mesafesi korunmalıdır.” dedi.
Miyopi kontrol yöntemlerine dikkat çekildi
Dr. Öğr. Üyesi Akgün, gerekli görülen durumlarda hekim önerisiyle uygulanabilecek kanıta dayalı miyopi kontrol yöntemleri ve özel miyopi kontrol camlarının hastalığın ilerleyişini yavaşlatmada önemli başarı sağladığını bildirdi.
Bu yöntemlerin ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek risklerin azaltılmasına katkı sunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Akgün, çocukluk döneminde göz sağlığının düzenli takip edilmesinin önemini vurguladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0