DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Tüyü bitmemiş yetimin hakkına dokunmayın, tek kuruşun hesabını soracağız”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ve kamu kaynaklarının olası kullanımı üzerinden hükümete seslendi. Hazine ve Merkez Bankası kaynaklarının devreye sokulmamasını isteyen Babacan, yetkililere “Elinizi kolunuzu kim tuttu, sizi kim felç etti” sorularını yönelterek sürecin sorumlularının açıklama yapmasını istedi.

Ekim 2, 2026 - 13:33
 0  0
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Tüyü bitmemiş yetimin hakkına dokunmayın, tek kuruşun hesabını soracağız”


DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeleri “fon dolandırıcılığı” olarak nitelendirerek, süreçte zamanında tedbir alınmadığını savundu. Yetkililerin gelişmelerden daha önce haberdar olduklarına ilişkin açıklamaları gündeme getiren Babacan, “Elinizi kolunuzu kim tuttu? Sizi kim felç etti?” diye sordu.

Semih Sakallı'nın YouTube kanalında soruları yanıtlayan Babacan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen toplantıyı da değerlendirdi. Babacan, özellikle Hazine ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklarının yaşanan süreçte kullanılmaması gerektiğini söyledi.

“Tüyü bitmemiş yetimin hakkını bu işlerde kullanmayın”

Kamu kaynaklarının özel kesimde ortaya çıkan zararların karşılanmasında kullanılmaması çağrısı yapan Babacan, hükümete şu sözlerle seslendi:

“Sakın ha Hazine’nin kaynaklarına dokunmayın. Merkez Bankası’nın para basma makinelerine dokunmayın. Devletin milyonlarca insandan aldığı vergiyi, tüyü bitmemiş yetimin hakkını bu işlerde sakın ha kullanmayın.”

Babacan, devletin kefil olmadığı veya garanti vermediği işlemlerde kamu kaynaklarının devreye sokulmasının yanlış olacağını savundu.

“Kazanırsam bana kalır, kaybedersem Hazine’nin sırtına anlayışı olmamalı”

Devlet garantisi bulunan yükümlülüklerle herhangi bir kamu garantisinin olmadığı işlemlerin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:

“Devlet garantisi varsa, kefalet varsa ayrı bir şey. Devletin kefil olmadığı, garanti vermediği bir konu ayrı bir şey. Aksi halde ‘Parayı vururum, kazanırsam bana kalır; kaybedersem Hazine’nin sırtına’ anlayışı ortaya çıkar. Böyle bir şey olmamalı.”

Babacan, özel kazançların kişilere bırakılırken ortaya çıkan zararların kamuya yüklenmesini ekonomide “ahlaki riziko” kavramıyla açıkladı.

“Büyük paralar kazanırsam benim, kaybedersem Hazine’nin sırtına yüklerim. Böyle bir şey kesinlikle olmamalı.”

“Tek kuruşun da hesabını soracağız”

Süreci yakından izleyeceklerini ifade eden Babacan, devletin kefil olmadığı risklerin maliyetinin vatandaşlara yüklenmemesi gerektiğini belirtti.

“Devletin kefil olmadığı bir riskin bedeli vatandaşa ödetilmemeli. Bunun yakın takipçisi olacağız ve tek kuruşun da hesabını soracağız.”

“Bu kriz haftada bir toplantıyla yönetilmez”

Babacan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan yapının çalışma biçimini de eleştirdi. Daha önce sermaye piyasaları, merkez bankacılığı, bankacılık ve hukuk alanlarında uzman beş ila yedi kişiden oluşan ve sürekli çalışan bir “görev gücü” kurulması gerektiğini söylediğini hatırlattı.

Mevcut çalışma yönteminin kriz yönetimi açısından yeterli olmadığını savunan Babacan, sürecin haftada bir gerçekleştirilecek toplantılarla yönetilemeyeceğini ifade etti.

“Elinizi kolunuzu kim tuttu?”

Yetkililerin gelişmelerden daha önce haberdar olduklarına ilişkin açıklamalarını gündeme taşıyan Babacan, Hazine ve Maliye Bakanı'nın Kasım 2025'te manipülasyonun farkında olduklarını söylediğini, iktidar partisinden bir genel başkan yardımcısının da daha önce uyarıldıklarını ve devletin görevini yapmadığını ifade ettiğini aktardı.

Babacan, bu açıklamalardan hareketle kurumların neden zamanında harekete geçmediğinin açıklanması gerektiğini savundu:

“Her ikinizin de patronu aynı kişi. ‘Devlet görevini yapmamış’ diyorsun da zaten devlet başkanı kim? Sen genel başkan yardımcısısın. Kimin genel başkan yardımcısısın? Senin genel başkanın kim? Öbürüne dönüyorsun bakana. Sen kime bağlı çalışıyorsun? Aynı kişiye bağlı çalışıyorsun.”

Hem parti yönetiminde hem de devlet yönetiminde üst düzey isimlerin gelişmelerden haberdar olduğunu ileri süren Babacan, “Olabilecek en üst seviyede, hem parti tarafında hem de devlet yönetimi tarafında insanlar bundan haberdar da niye hiçbir şey yapmadınız?” diye sordu.

Babacan, denetim ve müdahaleden sorumlu kurumların neden daha önce harekete geçmediğinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben buradan soruyorum: Elinizi kolunuzu kim bağladı? Kim sizi böyle felç etti? Yapılması gereken konularda, atılması gereken adımlarda niye kurumlar harekete geçemedi? O kurumların içindeki insanlar gözlerinin önünde bu kadar büyük bir dolandırıcılık varken, bu kadar iş büyüyene kadar niye harekete geçmediler?”

Babacan, sorumluların kamuoyuna açıklama yapması gerektiğini belirterek, “Elinizi kolunuzu kim tuttu? Yoksa göz mü yumdunuz? Görevi mi ihmal ettiniz? Yoksa acaba ortak mıydınız bu işle?” ifadelerini kullandı.

Sürecin mevcut sorumlularla devam etmemesi gerektiğini savunan Babacan, ilgili kişilerin görevlerinden ayrılarak yeni bir ekip oluşturulması çağrısında bulundu ve “Buna bir cevap vermeleri lazım. Cevap vermeden önce de sorumluların bir kenara ayrılıp yeni bir ekibin kurulması lazım.” dedi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0